| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARAFOTO GALERİSON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLARSİTEMİZİ BEĞENİN |
Ütopik mi? Değil mi?
26 Ocak 2008, 22:56 Büyük bir süpermarkete arabanıza atlayarak gittiniz. Alışverişinizi yaptınız, kasiyere götürdünüz aldığınız tüm malzemeleri, kasiyer aldığınız tüm malzemeleri bilgisayara okuttu ve ödemeniz gereken toplam ücreti size söyledi. Mutlu ve mesut evinize dönecekken, elinizi cebinize attınız… Eyvah… Cüzdanı evde unutmuşsunuz… Kasiyerin ve ödemeleri yapmak için sırada bekleyen diğer müşterilerin size ters ters bakışı sırasında olabilecek en güzel şey nedir? Sizden sonraki müşteri size söyle dese ne buyurursunuz? “Cüzdanınızı unuttunuz galiba… Ben sizin için o miktarı şimdi ödeyeyim, siz de bana şu adrese o miktardaki çekinizi postalayın”… Arabanızla bir haftalık tatile gidiyorsunuz çoluk çocuk. Telaşla yeni taşındığınız müstakil evden valizleri, çocukların oyuncaklarını falan arabanızın bagajına koyup çıkıyorsunuz. Bir hafta sonra eve gelirken arabada evin anahtarını arıyorsunuz ki eve girebilesiniz. Ama eyvah… Anahtar yok… Zaten yeni taşındığınız evin ev sahibine telefon edip yedek anahtar var mıydı diye sorma ve yoksa çilingiri akşamüzeri nerde bulurum da kapıyı açtırırım stresi ile eve doğru geliyorsunuz. O da ne? Eyvah kapı ardına kadar açık… Kapıya yaklaşınca anahtarın kapının üzerinde olduğunu fark ediyorsunuz… Bir hafta önce aceleyle çıkarken kapıyı kapatmayı unutmuşsunuz… Birden, acaba evde kayıp bir şey var mı diye hemen evi bir turluyorsunuz. Her şey yerli yerinde duruyor. Hatta postacı bir hafta içerisinde eve birçok defa gelmiş, posta kutusu dolunca açık kapının üzerine kutuyu boşaltmamız için bir not bile bırakmış. Bankadan aldığınız kredi kartınızın minimumunun son ödeme tarihini geçirmişsiniz. Tabi hemen ceza ücreti ve ekstra faiz artışı ile karşı karşıya kalmışsınız. Eyvah… Hemen telefonu açıp bankanızın müşteri temsilcisi ile görüşüyorsunuz. “Kusura bakmayın yanlışlıkla günü geçirmişim, bir defa daha yapmayacağım” diyorsunuz. Banka da o cezayı iptal ediyor siz hatanızı kabul edip bir defa daha yapmayacağınızı söylediğiniz için. Size güveniyor. Evinizin kapıları camdan, pencerelerde demir parmaklıklar yok, normal büyüklükteki bir adam bir omuz atsa dış kapıyı kırıp içeri girebilir. Ama hırsız girecekmiş korkusu olmaksızın rahatça evinizde yaşıyor, hatta akşamları birileri içeriye bakacak korkusu olmaksızın perdeleri bile örtmeyi ve dış kapıyı kilitlemeyi unutabiliyorsunuz. Kendinizi güvende hissediyorsunuz. Araçlar yayalara yol veriyor, otobanda seyir halindeki tüm araçlar, tırlar da dâhil, otobana giriş yapan arabalar rahat girsinler diye en sol şeride geçerek sıkıştırma yapmamaya dikkat ediyor. Herkes birbirine yalan da olsa gülümsüyor… Asansörde veya kapıda karşılaştığınız herkes size “iyi günler, günaydın, nasılsınız?” diyor. Siz de tebessümlerle geri cevap veriyorsunuz… Özürlü vatandaşlar için her şey düşünülmüş. Otobüsler, okullar, alışveriş yerleri yani özürlülerin gidebileceği her yer basamaksız ve dik olmayan rampalarla onları da hayata ortak etmek üzere tasarlanmış. Böyle bir yer olabilir mi? Ne dersiniz? Ben bunların hepsini Amerika’da yaşamış ve yaşayan biriyim. Bunlardan bahsetmek Türkiye’deki bazılarını nedense çok kızdırıyor. Sanki yabancı şakşakçılığı yapılıyormuşçasına hemen saldırıya geçiliyor. Bu değerler aslında “insana güven ve saygı” üzerine bina edilmiş, selamlaşmaya ve kul hakkına riayeti şiar edinmiş bir geleneğin uygulaması… Ve dikkat ederseniz hepsi de bir Müslüman toplumda bulunması gereken değerler… Emin biri olma, insana saygılı olma, selamlaşmaya önem verme, aldatma ve hırsızlıktan uzak olma, vs. Bu değerler ve yaşantının en alasını bizim dedelerimiz komple bir millet olarak Osmanlı zamanında yaşamış ve Amerika ve Avrupa’ya asırlarca medeniyet dersi vermişler. Ama heyhat. Biz o emaneti yeterince elimizde tutamadığımızdan ne yazık ki kişiler arası ilişkiler hoyrat, ticari ilişkiler güvensiz, insani ilişkiler saygısız bir duruma dönüşmüş. Bizler ne zaman o kaybettiğimiz dini ve kültürel değerlerimizi tekrar yaşama ve yaşatmaya başlayacağız, o zaman bizim için gerçek bayram olacaktır. Son zamanlarda görüştüğüm birçok kişi aksini söylese de ben o güzel günlerin çok yakın olduğunu düşünüyorum… Amerika’dan Selamlar… Uğur Zengince Bu makale 2085 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
TERÖRÜ LANETLİYOURUZGOOGLE TRANSLATETÜM GAZETE MANŞETLERİORDU'DA HAVA DURUMUİSTATİSTİKSitemizde 13 kategori, 1350 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 2324199 defa okunmuş ve 1971 yorum yazılmıştır.
|
||||||||||
|
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign |
||||||||||||