| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARAFOTO GALERİSON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLARSİTEMİZİ BEĞENİN |
Doğruya ve Doğrulara Arka Çıkmak
11 Mart 2011, 12:31 Genelde derslerimizde tartışma ortamı oluşturmaya çalışırız. Bu metot, hem zihinlerin çalışmasına hem de çözümler üretilmesine yardımcı olur.
Tartışmada amaç, bir gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Hiçbir zaman kişi ya da tarafların galip ya da mağlup olması söz konusu değildir. Bir keresinde sınıfta, objektif olmanın önündeki engeller tartışılıyordu. Bilindiği gibi “objektif olmak”, olaylar ve olgular karşısında kanaat belirtirken “tarafsız olmak ve insafı hiçbir zaman elden bırakmamak” demektir. Elbette ki bu o kadar kolay değildir. Çünkü insan, zayıf bir varlıktır. İhtiyaçları, hırsları, menfaatleri, korkuları, kinleri ve bitmek tükenmek bilmeyen arzuları vardır. Sonra, isteyen öğrenciler konu üzerinde söz aldı. Özet olarak, bilgisizliğin, ırkçılığın, ideolojik saplantıların, bölgeciliğin, fanatik cemaat, mezhep, parti ve din anlayışının, grupçuluğun, ön yargıların, çıkar ilişkilerinin, kabalık ve görgüsüzlüğün, akrabacılığın ve dar görüşlülüğün objektif olmaya engel olduğu dile getirildi. Bu arada şöyle bir soru ortaya çıktı: Meselâ tarihte yaşamış ya da günümüzde hala yaşayan ve çeşitli alanlarda meşhur olmuş bazı kişiler var. Bunların bir kısmının eserlerinden istifade ediliyor ve kendilerine saygı duyuluyor. Ama geliniz görünüz ki, bazı fikirleri hiç de akla, ahlâka, hukuka, örfe ve dine uygun değil. Üstelik bunlar, bizzat eserlerinde açıkça yer almakta. Peki, biz bunları nasıl değerlendiriyoruz? Bu soru karşısında sınıf önce derin bir sessizliğe büründü. Öyle ya, bu kişiler, yıllarca hiç hata yapmaz olarak bilinen kutsal kişilerdir. İşte tam bu esnada bir öğrenci samimiyetle şöyle bir açıklama yaptı: -Tevil edilir, hocam! Ne anlama geliyor, bu? Ne olacak? Lafı eveleyip geveleyip o anlama gelmediğini, mutlaka orada farklı bir şey demek istenildiğini, sıradan kişilerin bunu anlamalarının imkânsız olduğunu iddia etmek… Bu tip düşünce, tutum ve davranışlar, genelde ırkçılık, particilik, bölgecilik, cemaatçilik ve akrabacılık duygularının ön plâna çaktığı çevrelerde daha çok kendisini göstermektedir. Bu öyle bir körlük meydana getirmektedir ki… Kendisinden olanları yüceltip kutsallaştırırlar; olmayanları da değersizleştirip alçaltmaya çalışırlar. Bu da toplumdaki hak hukuk duygularını kökten yok eder. Böyle bir dünyada yaşamak, insanı ya zâlim yapar ya da ikiyüzlü! Hani, ne derler? Ölümlerden ölüm beğen! İşte öyle bir şey… Eğer insan, gerçeklerin yanında, haksızlıkların da karşısında olacak şekilde yetiştirilirse, bu tip problemler azalır. Yalnız bunun için hem düşünce, hem de ekonomik yönden bağımsız olmak şarttır. Demek ki eğitimcilere, eğitime ve topluma çok iş düşmektedir. Bu makale 1497 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
TERÖRÜ LANETLİYOURUZGOOGLE TRANSLATETÜM GAZETE MANŞETLERİORDU'DA HAVA DURUMUİSTATİSTİKSitemizde 13 kategori, 1414 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 2658445 defa okunmuş ve 2089 yorum yazılmıştır.
|
||||||||||
|
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign |
||||||||||||