| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARAFOTO GALERİSON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLARSİTEMİZİ BEĞENİN |
Okullar Açılırken
17 Eylül 2011, 23:18 “Okul” dilimize Fransızca “ecole” kelimesinden geçmiştir. Okul denince akla daha çok okuyup yazma, özel bir yöntem, düşünme, araştırma, yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisinin verilmesi, çeşitli derecede toplu olarak öğrenim görülmesi gelir.
Eskiden okul kelimesi yerine “mektep ve medrese “ kullanılırdı. Bilindiği gibi, “mektep medrese görmek” deyimi, bilgi, tecrübe ve edebi ifade etmesi açısından çok anlamlıdır. Bir çocuk için okul, kendi doğal ve sosyal çevresinden başka bir ortamı ifade eder. Onun için ilk defa okula başlayanlar, “gitmek istemiyorum” diyebilir. Çünkü farklı bir dünyadır, orası… Okul kapısından içeri adım atılınca bir anlamda kurallar, disiplinler ve sanat dünyasına girilmiş olur. Aynı zamanda okul hayatı insana ideal bir hayat sunar. Tarihten tutunuz, geçmiş medeniyetlere, insanlığa yön veren eser ve kurumlara, yaşama kurallarına, bilimsel bakış açılarına kadar bir takım bilgiler burada verilir. Ama bunlar yapılırken hiçbir zaman çocuk sosyal hayattan koparılmamalıdır. Tam aksine, bu bilgilerle sosyal hayata ve çevreye daha anlamlı bakışı sağlanmalıdır. Okullar iyi insan olmanın amaçlarını en başa almalıdır. Elma ile armudun toplanamayacağını çocuk burada öğrenmeli. Bununla birlikte her olay ve olgu, sebep-sonuç ilişkisi içersinde kavratılmalı. Bu açıdan bakınca eğitim sistemimiz, pek çok yönden tartışılabilir. Bir kere yeni nesil için belirlenen amaçlar tutarlı değildir. Ayrıca bu amaçlara ulaşmak için belirlenen vasıtalar (müfredat) ve metotlarda da bir uygunluk yoktur. Meselâ milli birlik ve beraberlik deniliyor; ama bu birliğin mayası olan din ve dil ihmal edilmiş vaziyette. Hal böyle olunca, din ve kültür alanında da kaliteli bilim adamları yetişmemiştir. Mevcut İmam-Hatip Liseleri ve İlâhiyat Fakülteleri de bu işin oldukça gerisindedir. Hatta Kur’an perspektifinden bakınca, nerdeyse bir ilköğretim mesabesinde bile değildir. Çünkü Kur’an hayat ve yaratılış üzerinde gözlem ve araştırma yapılmasını birinci derecede istemektedir. İlk dönem İslâm bilim adamları bu iman ve amaçla yetiştikleri için, pek çok icat ve keşfe imza atmışlardır. Buluşları da hala geçerlidir. Dünyada bugün gelişen değerler arasında insan hakları ve demokrasi ilk sırayı almaktadır. Peki, okullarımızda bu değeri benimsettiğimizi söyleyebilir miyiz? Eğitim sistemimizde, maalesef, “tek tip insan” yetiştirilmesi bir hedeftir. Aslında bunun ta başlangıçta mümkün olmadığı görüldüğü halde, bir türlü vazgeçilmeye yanaşılmaması, bu milleti medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma yarışında, her yönden geri bırakmıştır… Bunun sebebi açıktır. Çünkü eğitimimiz otoriter ve totaliter yönetim anlayışıyla tanzim edilmiştir. Burada “devlet ve millet için eğitim ilkesi” esas alınmıştır. Ama bu metotla ne iyi vatandaş yetiştirilebilmiş ne de iyi insan! Eğitimde “Üstün insan kimdir?” meselesi çok önemlidir. Bu sorunun cevabı materyalist ve pozitivist bakış açısıyla verilirse, ortada insanlık diye bir şey kalmaz. Temelde, hangi işi yaparsa yapsın, meşru olduğu takdirde, işini en iyi kavrayan ve yapan, hileden ve aldatmadan uzak duran, haklara riayet eden, zarar vermeyen, her hususta haddini bilen kişi üstün kişidir. Okullar bu fikri verip hayata geçiremediği için, gençlerin meslek seçimleri de tam bir faciadır. Onlar hep, yeteneklerine bile bakmadan, reklamı daha çok yapılan, maddi getirisi ve itibarı fazla kabul edilen alanlara yönelmeye zorlandılar. Ve çoğu, ömürleri boyunca aradıklarını bulamayacakları bir yola itilmiş oldu. Kimi de üstünlüğü bölgecilikte, akrabacılıkta, ırkta, maddede, makam ve mansıpta arama yolunu tuttu. Ne yapıp yapıp, insanımızı geleceğe iyi hazırlamalıyız. Bakınız, Hz. Ali ne diyor? -Çocuklarınızı içinde bulunduğunuz zamanın ilerisi için eğitiniz. Çünkü onlar gelecek için yaratılmıştır… Şimdi soralım: -Neden bunu başaramıyoruz? Bu kafayla aklını kullanan, eleştirel düşünen, problem çözen, girişimci, bilimsel zihniyete sahip ve geleceğe ümitle bakabilen insanı yetiştirmemiz çok zor… Öyle ümit ediyoruz ki, yapılması muhtemel olan yeni anayasa, insanımızın nasıl yetiştirilmesi gerektiği konusu iyi hesaba katılarak yapılır. Yoksa yine akıntıya karşı kürek çekilmiş olur. Bu makale 588 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
TERÖRÜ LANETLİYOURUZGOOGLE TRANSLATETÜM GAZETE MANŞETLERİORDU'DA HAVA DURUMUİSTATİSTİKSitemizde 13 kategori, 1414 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 2658450 defa okunmuş ve 2089 yorum yazılmıştır.
|
||||||||||
|
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign |
||||||||||||