| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARAFOTO GALERİSON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLARSİTEMİZİ BEĞENİN |
Taviz Vermeden Yükselmek
13 Ekim 2011, 23:33 İnsan pek çok arzu ve istekleri içinde barındıran bir varlıktır. Bunlardan birisi de gözünün hep yükseklerde olmasıdır. Kimisi bunu gerçekleştirirken normal yolları kullanır. Çalışıp çabalar, yeteneklerini geliştirir, bilgi ve tecrübe kazanır; sonra da haklı olarak hakkını elde eder. Kimisi de hukuk ve ahlâk dışı yollarla bu amacına ulaşmak ister. Bu noktada şu soru akla gelebilir: —Acaba hangi yolla yükselenler daha çoktur? Sanatçı denilen çevreden bazı kişiler, sık sık şu tip itiraflarda bulunuyorlar: —Buralara kadar gelmek için büyük bedel ödedik. Özellikle de hanımlar bu konuda çok dertli… Kim bilir, bazıları hakları olduğu halde ne engellerle karşılaşmıştır? Bunun için de şahsiyetlerinden ve prensiplerinden tavizler vermek zorunda olmuştur!.. Bir de hakları olmadığı halde dayılara tutunarak tırmananlar var. Öyle sanıyoruz ki bunların sayıları görünenlerden daha fazla. Torpiller, rüşvetler, dalkavukluklar, haysiyetsizlikler, ayak kaydırmalar, altını oymalar, dedi kodular, iftiralar ve cambazlıklar bu pazarın geçer akçesi… Başkalarının sırtına basarak yükselenler de ayrı bir âlem… Bir zamanlar, bu tip yolla yükselen birisine, bu işlerin nasıl olduğunu sormuştum. O da anlatmıştı. Diyordu ki… İster alt olsun ister üst olsun, çevresinde bulananlara çeşitli yollarla hatalar yaptırırlarmış. Sonra da yeri gelince, bunları şantaj malzemesi olarak kullanırlarmış. Bütün maksat, yükselirken karşısına çıkacak olanları bir şekilde bertaraf etmek. Hakkı olmayan kişilere ekstradan hak vererek borçlandırma yolu da başvurulan önemli bir metotmuş. Aslında bu konuda üretilen stratejiler, zamana zemine ve şahıslara göre değişirmiş. Bir de kendini inkâr ederek bir yerlere gelenler var… Bunun yollarından birisi de içinden çıktığı camiayı kötülemekten geçiyormuş. Halk arasında bir söz var… Ne diyorlar? Kestane çıkmış, kabuğunu beğenmemiş! Aynen böyle… Toplumda şöyle bir kanaat de var… Birilerine dayı demeden, el etek öpmeden, taviz vermeden, geri adım atmadan, kendi prensiplerini ayaklar altına almadan, şahsiyetini kaybetmeden, kimliğinden bir şeyler kopartılmadan yükselmek imkânsızdır! Günümüzde pek çok kurumlara ve alanlara bakılınca, bu değerlendirmeye hak vermemek mümkün değil. Ne var ki, bunu genelleştirmek doğru olmasa gerek. Maalesef toplumda, mertlik örneği gösteren, dik duran ve hakka saygı duyan kişilerin sayısı o kadar fazla değil. Bakınız, bir filozof olan Sinoplu Diyojen, “Dile benden ne dilersen”, diyen Büyük İskender’e ne diyor? —Gölge etme, başka ihsan istemem! Büyük bilgin İmam-ı Azam, aynı duygularla zamanın idaresinin baş kadısı olmayı ret ediyor… Aynı şekilde İmam-ı Gazalî, bir padişahın kendisini ayağına çağırışına isyan ediyor… Hele şu Yavuz’un davranışı… Bilindiği gibi Mısır seferi dönüşü, İbni Kemal’in atının sıçrattığı çamur, Yavuz’un elbisesini kirletir. Bunun karşısında, herkes kızacağını beklerken; O şöyle der: —Âlimlerin atının ayağından sıçrayan çamur bile bizim için şereftir. Alınız bunu, tabutuma örtünüz!” Şimdi gel de böyle bir padişaha bu sözü söyletebilen ve saygı duyduran âlimi ara da bul! Yol şu olsa gerek. Ne olursa olsun, namertlerin köprüsünden geçmemek lazım… Bunun için de şahsiyet ve insanlık köprülerinin inşası şart. Mithat Cemal Kuntay’ın şu mısraları, öyle sanıyoruz ki bu konuda ufuk açacak niteliktedir. Ne diyor, bakınız: Zincirlerin altınsa da hatta koparıp kır. Susmak ne demekmiş, yere haykır göğe haykır. Vicdan bile duymaz, sesi çıkmazsa bir âhı. Sessiz kölelerdir yaratan bin bir ilâhı. Elbet put olur öpülen eller etekler. Elbet öpen oldukça olur öptürecekler… Bu makale 442 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
TERÖRÜ LANETLİYOURUZGOOGLE TRANSLATETÜM GAZETE MANŞETLERİORDU'DA HAVA DURUMUİSTATİSTİKSitemizde 13 kategori, 1414 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 2658466 defa okunmuş ve 2089 yorum yazılmıştır.
|
||||||||||
|
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign |
||||||||||||