Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

Yanıp Kül Olmadan

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

03 Kasım 2011, 20:33

Prof. Dr. Abdullah ÖZBEK

Toplum olarak, neden bazı basit meseleleri çok zor ya da geç kavrıyoruz?

Diyelim ki bir kısmı, bizi birinci derecede ilgilendirmiyor… Çok uzaklarda! El başında, dağ başında!

Şüphesiz bu bir idrak (bilinç) meselesi.

Ama öyle problemler var ki çok yakınımızda… Hatta içimizde… Bunlara neden bigâneyiz?

Meselâ, “Hastasınız, sigarayı bırakmazsanız başına şunlar da gelebilir” diye doktor uyarıyor. O ne cevap veriyor?

-Atın ölümü arpadan olsun! Bir şey olmaz!

Ya bu yüzden parmakları, kolları ve bacakları kesilenler, kalbi duranlar, merdiven çıkamaz hale gelenler?

Çöp, çevre, hava kirliliği, trafik canavarı, israf diye bas bas bağrılıyor; duyan yok.

Neden?

Öyle sanıyoruz ki bir takım takıntılar söz konusu… Dik kafalılık, burnunun doğrusuna gitmek, kimseden akıl almamak…

İyi bilinmelidir ki keskin sirke küpüne zarardır. … Basra harap olduktan sonra (Ba’de harabi’l-Basra) ah vah etmemin bir anlamı yok. Bor’un pazarı geçti mi, eşeği Niğde’ye sürmek kaçınılmaz olur. Testi kırıldıktan sona tedbir neye yarar ki?

Bir zamanlar, büyük denilen bir şehrin büyük başkanı ile görüşüyorduk. O esnada, başka bir büyük şehrin inşaat şirketi yetkilileri geldi. “Sizin yapmak istediğiniz alt ve üst geçitleri, daha ucuza, daha kaliteli, daha kısa zamanda ve doğru yerde yapalım” teklifinde bulundular.

Adam burnundan kıl aldırmadı…

Kafaya bak! Kendi elamanları ve hemşerileri ne güne duruyormuş?

Sonra, öyle berbat işler üretildi ki, görene de, gelene geçene de sıkıntı… Fakat ne anlayan var, ne de bunlara tepki gösteren… Ne yazık ki atı alanlar hep bir yerleri geçiyor… Bir şekilde bu tiplerin gemileri de dayıların üflemesiyle yürüyor!

Aslında bu tip kafalar hasta. Ya bunak ya da felçli. Hem de genç ve dinçken… Yönetici ve yetkili kabul edilenler de sanki bu hastalığın pençesinde kıvranıyor!

Bunlar nasıl tedavi edilecek?

En azından, bir kulağından girip öteki kulağından çıkmayacak yüksek bir ses lazım.

Bakınız, nasıl?

 Yeri gelmişken, çocukluğumda şahit olduğum bir olayı sizlerle paylaşayım…

Aylardan Ağustos… Bir grup arkadaşla fındık toplama ameleliği yapıyoruz. Birden sağanak bir yağmur başladı. Hepimiz tepeden tırnağa ıslandık. Haliyle üşüdük de. Çaresiz bahçede bulunan eski kulübeye sığındık. Bir taraftan titriyoruz, bir taraftan da ıslak çalıları tutuşturmaya çalışıyoruz. Yoksa hasta olmak işten bile değil.

Bu esnada, komşu bahçenin sahibi yaşlı bir teyze yanımıza geldi. Bir taraftan hal ve hatırımızı soruyor; bir taraftan da gülerek bir şeyler söylemeye çalışıyordu…

Ne oldu, biliyor musunuz?” dedi.

Biz de bilmiyoruz, dedik.

Başladı anlatmaya…

Bizim gibi onlar da kulübelerine sığınmışlar. Yağmur dinince, kadıncağız biraz dışarı çıkmış. Bu esnada içeride bulunan ihtiyar (efendisi) başlamış canhıraş bağırmaya…

-Kızzzzz! Nerdesin? Çabuk, çamur çimen gibi bir şeyler getir…

O da ne oldu acaba, diye koşup gelmiş. Dediklerini de kendisine uzatmış.

İhtiyar, bunları ne yapsa beğenirsiniz?

O esnada ayaklarını ateşte ısıtıyormuş. Hemen getirilen malzemeyi ayağı ile ateş arasına koymuş…

Hanımı dayanamayıp sormuş:

-Ne yapıyorsun, öyle?

Cevap ilginç:

-Ayağım yanıyor, görmüyor musun?

Bu sefer yüksek sesle haykırır:

-Ayağını çeksene be herif!

Bağırma işe yarar. Birden kendine gelip ayağını çeker. Sonra da şöyle der:

-Hiç de aklıma gelmemiş!

Şu hale bakınız… Yandığını fark edip bağırıyor, çamur çimen getirmesi için hanımını paylıyor; fakat ayağını çekmek aklına gelmiyor.

Ne var ki o ses işe yarıyor. 

Şimdi sormak lazım…

Memleketin kaderine hükmedenlerin, bu ihtiyarın algılama biçiminden ne farkı var?

 Yolsuzluk, hırsızlık, ikiyüzlülük, ayrımcılık, bölgecilik, ırkçılık, ehliyetsizlik, çürük bina yapma hırsı ve alışkanlığı, bir anda çok zengin olma mücadelesi, helal haram tanımama, utanmazlık, anarşi ve terör ateşi cayır cayır her tarafı yakıyor!

Şimdi bize de bir ses lazım…

Yalnız, külünün savrulmasını bekleyenlere yapacak fazla bir şey yok!

Bu makale 5670 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Pervazlar ve Güvercinler07 Kasım 2019

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2229  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13035329  defa okunmuş ve 2754 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign