Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Okumaktan Mana Ne?

Ahmet ÇAPKU

31 Aralık 2012, 17:12

Ahmet ÇAPKU

İlim, ilim bilmektir.

İlim kendin bilmektir.

Sen kendini bilmezsin,

Ya nice okumaktır?

 

Okumaktan mana ne?

Kişi Hakk'ı bilmektir.

Çün okudun, bilmezsin;

Ha bir kuru emektir...

                - Yunus Emre-

...

Rahmetli Faik dedem benim ilim tahsil etmemi çok isterdi. Hemen her fırsatta "Oğlum oku, oku!" der dururdu. Ve ilkokul sonrası ilim tahsilime özel önem atfeder, bu konudaki duygularını bana yakinen hissettirirdi. Ahir ömründe ciddi bir hastalığa yakalanmış ve artık eski hayat neşesi belli ölçüde azalmıştı. Ben o zamanlar köyümden uzak bir yerde yatılı okuyan bir talebe idim. Bir öğlen sonrası hocam bana; "Ahmet, herhalde deden biraz hasta imiş. Seni memleketinden telefonla aradılar. Hele bir gidip bakıver" deyince dedemin durumunun biraz ağır olduğunu düşünüp yola çıktım. Köyüme geldiğimde dedemin kısa zaman önce rahmetli olduğunu görmüştüm.

Dedem vefatı öncesi "Bizim Ahmet nerede? Gelsin de bana okusun!" demiş. Onun "okumak"tan gayesi elbette ki, Kur'an okuma idi. Yakın komşunun bir oğlu olan ve o zamanlar kendisi bir Kur'an kursunda okuyan komşu Ahmet'i çağırmışlar. Elinde Kur'an ile dedemin başında okuyan Ahmet arkadaşıma, dedem bir ara dönüp bakmış ve "Bu bizim Ahmet değil ya..." demiş. Yine ne kendisine Kur'an okunmaktan memnun olmuş. Ve o şekilde öteler âlemine ufûl eylemiş. Rahmetullah rahmeten vâsia.

...  

1774 Küçük Kaynarca Anlaşması'ndan bu yana 'bekâ-yı devlet' sorunumuzun ortaya çıkışından sonra Devlet-i Aliyye yönünü Batı'ya dönmüş ve artık devlet-milletin bekası için batılı tarzda ilimlerin tahsiline önem vermeye başlamıştır. Mühendishâne-i Berr-i Humayûn ve Mühendishâne-i Bahr-i Humayûn okullarının açılması ve bu tarz okullarının daha sonra devamının gelmesi şüphesiz ki, anılan sorunla ilgilidir. Böylece hayatta kalmanın ön şartı, batıyı 'ileri' götüren ilimleri tahsil etmek şeklini almıştır. 'İlerleme'[1] kelimesinin sihirli bir anlam kazanmasının kökleri burada aranabilir. Tanzimat sonrası ve özellikle II. Abdülhamid devrinde batılı tarzda eğitim kurumlarının epey revaç bulduğu bilinmektedir. Batılı tarzdaki kurumların alanının genişlemesine mukabil geleneksel kurumlar ve eğitim tarzı kendi kaderiyle başbaşa bırakılmış ve batıcılar tarafından nice haksız ithamlara maruz kalmıştır.

Zamanın en hararetli tartışmalarından birisi, 'batılılaşma'nın ne şekilde olacağı konusu olduğu bilinmektedir. Batı'ya ilim tahsili için gönderilen talebelerin yanında bir din hocanın bulunması, batıya yelken açan talebelerin özellikle duygu-değer yönünden batılılaşmasını önlemeye dönüktür. Arzu edilen şey ise, batının pozitif ilimleridir. Fakat temel sorun şudur: Acaba belli bir zihniyetin, mantalitenin ürünü olan ilimler alınınca onun alt yapısını teşkil eden zihniyetten, kavram dünyasından ve hatta değerlerden ne ölçüde uzak kalınabilir? Sanırım bu sorunun cevabı hâlâ tam olarak bulunabilmiş değildir. Nitekim batıyı anlamak ve özellikle pozitif ilimlerini elde etmek şeklinde beliren iradeye daha sonra batının bir ölçüde sanatı, değerleri de ilave olmuş ve bu durum bariz şekilde gündelik hayatın gündemini teşkil etmiştir.

Böylece tarihe hükmeden Devlet-i Aliyye artık değer üreten ve gündem oluşturan değil, en azından ilimler bağlamında, Batı'nın gündemini takip eden konuma düşmüştür. Böylece daha önceki ilimler hiyerarşisinde her bir ilmin belli bir konumu var iken artık pozitif ilimler en üst mertebede kendine yer bulacaktır. Çünkü bekanın çözümü pozitif ilimlere öncelik tanımaktan geçer olmuştur. Daha önceki ilimler hiyerarşisinde; dil ilmi-> mantık -> fizik (tabiî ilimler) -> matematik -> metafizik (el-ilâhiyât) şeklindeki bir yapı artık tersyüz olmuş, özellikle Auguste Comte'nun âlem anlayışında metafizik devre dışı bırakılarak hemen her şey aklın hakimiyet alanına devredilmiştir. Pozitif ilimler ile birlikte pozitivist düşünce de pek çok Osmanlı aydını nezdinde hakimiyet sahasını genişletirken aynı ölçüde geleneksel ilim hiyerarşisi de geri plana itilmek durumunda kalmıştır.

...

Bugün pek çok devlet okulu yanında özel kolejler, özel eğitim kurumları, üniversiteler... mevcut. Denilebilir ki, hemen bir çoğunda gözetilen amaç batılı standartları yakalamak şeklindedir. Sayısal ve ölçüye dayalı hesap ilimlerinin ağırlıkta olduğu batı ilim anlayışı acaba 'insan' için sahici çözüm sunabilir mi? Gerçekte bunun ciddi şekilde sorgulanması gerekir. Hemen bütün ilimlere 'gaye' ve 'ilke' veren metafiziğin olmadığı bir ilim anlayışında insanın eline kalan şey sadece bu dünyadan ibarettir. Yer altı ve yer üstü kaynaklarının insafsızca israf edilmesi, insan-tabiat ilişkisinin bir türlü dengesini bulamaması, çevre ve bilgi kirliliği yanında gönüllerin kararması gibi devasa meseleleri aynı minval üzere düşünmemiz mümkün. Korkunç bir yarışa/rekabete dönüşen mezkür pazarda artık ilahi gaye ve insanın nihai mutluluğu pek de problem olarak görülmemektedir. Bir çok şey, 'burada' ve 'şimdi' içindir.

Başa dönecek olursak, eski ilim anlayışımızda 'ilim, Hakk'ı bilmek' içindi. Bunun yolu da kişinin 'kendini bilmesi'nden geçmekteydi. Eğer ki, tahsil edilen ilim, sahibine bunu sağlamıyorsa Yunus'un diliyle o sadece 'okumak'tır ve 'kuru bir emek'ten başka bir şey değildir. Bu yönüyle bakılacak olursa günümüzde çocuklarımızı en çok yönlendirdiğimiz alanlar, daha çok servet, şöhret, mevki-mansıp getiren ve yine aynı şekilde 'devlet-milletin beka'sı meselesine dönük ilimler olarak görülebilir. Hemen bir çok ailenin zihnini, çocuğunun mühendis, tabip, hukukçu, önemli devlet adamı... olması hayali süsler durur. Belki bunda yadırganacak bir şey yok gibidir. Ancak bütün bu ilimler "Hakk'ı bilmek" için birer araç konumunda olmak kaydıyla kişiyi 'iyi'ye götürebilirler. Bu manada kim bilir belki tarihin akışının belli bir zamanında varılmak istenen hedefe ulaşılabilir fakat bir şekilde maddî âleme dönük olan pozitif ilimler, beni-beşere nihai ve sahici mutluluğu (saadet) veremediği gibi bunların hiçbiri kişiye nihai gaye de olamazlar. Bunlar dünya hayatının inşasında elbette ki, fayda sağlarlar ve ihmal de edilemezler. "İlim Çin'de de olsa alınız" hadisi herhalde dünyevi ilimlerle ilgilidir. Halbuki "İlim kadın erkek her Müslümana farzdır" hadisindeki 'farziyet' öncelikle kişiye dünyevi-uhrevi mutluluğu sağlayan ilahi ilimlere özgüdür. Dünyevi ilimler ise farz-ı kifaye olarak sıralamada yerini alır. Soru: Acaba günümüz insanı pratikte bu sıralamadaki hangi ilmi nereye, ne şekilde yerleştirmiş durumdadır? Sanırım hemen hepimiz bu soruyu kendimize sormalıyız.

Allahü a'lemü bi's-savâb.


 

[1] Terakki kelimesine daha sonra yenilik, medenilik gibi pek çok kelime eşlik edecektir. Şimdilerde bu kervana değişim kelimesi de katılmış durumdadır.

Bu makale 5957 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13603875  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign