Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Para ve Mutluluk Üzerine

Ahmet ÇAPKU

03 Mayıs 2013, 11:56

Ahmet ÇAPKU

- “Allah’ın geçiminize dayanak kıldığı mallarınızı, aklı ermezlere (sefih) vermeyiniz.” (Nisa Suresi-5)
- “Fakirlik nerede ise kişiyi dinden eder.” (Hadis-i Şerif)
- Mal, canın yongasıdır. (Atasözü)
- “Üç derdim var birbirinden seçilmez / Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm” (Karacaoğlan)
- “Para her şeyi yapar diyen adam, para için her şeyi göze alan adamdır.” (B. Franklin)
- “Ye kürküm, ye!” (Nasreddin Hoca)
- İnsanlar gençliklerinde para kazanmak için sağlıklarını, ihtiyarlıklarında ise sağlıklarını kazanmak için paralarını harcarlar. (Anonim)
                                                             …
Para ve mutluluk ile ilgili ne çok söz dağarcığı vardır yazılı ve sözlü kültürümüzde. Acaba bu iki unsur ayrı ayrı şeyler midir, birbirini tamamlayan parçalar/cüzler mıdır yoksa birbirine zıt (para: elin kiri!) şeyler midir? Buna verilecek cevap elbetteki bakış açısına ve onlara yüklenen anlamlar ile doğrudan ilgilidir. Yazımızın başında ‘para’ kelimesinden ‘güç ve etki anlamında dünyevî imkan’ları kastettiğimi belirtmeliyim. Mutluluk (es-saâde) kelimesinin ise İslam düşüncesinde daha çok manevi/daimi sevinç halini dile getirmek için kullanılmış olduğunu ifade etmeliyim.

Hayatta her gün pazara çıkarız. Kâr ve kazançlarımız yanında kayıplarımız da olur. Bu yönüyle dünya, ahiretin tarlasıdır yani fayda ve zararın elde edildiği yerdir. Dünyevî tutku, haz, fayda gibi pek çok sebepler bizi, geçimimizi temin için lazım olan para kazanmaya sevkeder. İnsanlar arasında şöyle bir kanı vardır: Ne kadar çok para, o kadar çok mutluluk. Acaba bu kanı ne kadar doğrudur? Kimi durumlarda çok paraya sahip kişilerin hiç de huzuru olmadığını görmek mümkündür.

Para = güç şeklinde algılamalar da vardır. Kimin ne kadar parası varsa o kişi o kadar güçlüdür şeklindeki bir kanı da aynı şekilde test edilmeye muhtaçtır. Nasreddin Hoca’ya atfedilen ve fakat doğruluk değerini bilmediğim şöyle bir fıkradan söz edilir. Bir gün Nasreddin Hoca çil çil altını eline alır ve evirip çevirerek şöyle der: “Ey para! Tanrı değilsin ama her kapıyı açıyorsun!”. Günümüzde iktidar sahibi-servet sahibi ilişkilerini de bu bağlamda değerlendirmek mümkündür.

Para ile insanlar arasında/gönlünde nüfuz sahibi olma ve itibar elde etme meselesi de bir ölçüde böyledir. Nitekim ‘paran kadar konuş’, ‘var mı pulun, âlem kulun’ söylemi ile Nasreddin Hoca’nın ‘ye kürküm, ye’ ifadesi dünyevî imkanın insanlar nezdindeki geçerliliğini vurgulamaya dönüktür. Bu yönüyle para gerçekte pek çok dünya nimetini, kişinin emrine âmâde hale getirebilir.

Yukarıda ifade edilen kanıların tersi de doğrudur. Yani parası olmayan kişilerin parası olanlara nisbetle daha az nüfuz sahibi ve daha az mutlu oldukları şeklindeki kanıdan da söz edilebilir. Fakat bütün bunların gerçeklik değeri bir ölçüde izafidir. Çünkü kimin neye, hangi ölçüde değer verdiği ve kişileri nelerin hangi ölçüde mutlu kıldığı hususu kişiden kişiye değişiklik gösterir. Şairin “Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür / Mübtelâ-yı gâma sor kim geceler kaç saat” mısralarında olduğu gibi dünyevî imkanların ne ölçüde kıymet kazandığını elbetteki o imkanlardan mahrum kalanlar daha iyi takdir edebilirler. Hz. Peygamber’in “Fakirlik nerede ise kişiyi dinden eder” hadisi ile ‘mal, canın yongasıdır’ atasözünü herhalde bu açıdan düşünebiliriz. Dolayısıyla ‘para’nın/dünyevî imkanların insan için önemli olduğunu yadsımak gibi bir lüksümüz yoktur.

Endülüs filozofu İbn Rüşd klasik eseri Faslü’l-makâl’de “Dinin (eş-şer‘) amacı sadece gerçek bilgiyi (el-ilmü’l-hakk) ve gerçek ameli (el-amelü’l-hakk) öğretmektir. Gerçek bilgi, Allah Teala’yı ve diğer varolanları olduğu şekilde bilmektir. (…) Gerçek amel ise mutluluğu sağlayan fiilleri işlemek, mutsuzluğu getiren fiillerden kaçınmaktır” der. (Faslü’l-makâl, çev. Bekir Karlığa, İşaret yay., sf. 99-100). Böylesi bir bilgi ve uygulamanın insana hakiki mutluluğu (es-saâde) sağladığı hemen bütün İslam düşünürlerinin ortak kabulüdür. Şu halde insana hakiki mutluluğu sağlayan şeylerin başında gerçek bilgi ve gerçek amel olarak dile getirilen ve dini terminolojide iman ve salih amel olarak da nitelenen husus gelir. Para/dünyevî imkanlar ise kişiye bu hususları elde etme ve yaşama konusunda katkı sağlayıcı olabilir. Demek ki, para amaç değil araç konumunda olan bir şeydir.

Ne kadar çok para o kadar çok mutluluk, nüfuz/itibar ve güç şeklindeki kanılar gerçekte son dönemdeki hızlı ve modern yaşamın getirileridir bir ölçüde. Bunun ne kadar sağlıklı veya sağlıksız bir gidişat olduğu elbetteki tartışılabilir bir konudur. Fakat “Onlar, kendi canları çekmesine rağmen yemeği yoksula, yetime ve esire yedirirler” (İnsan Suresi, 8), “ Kendileri sıkıntı içinde olsalar bile onları (muhacirleri) kendi nefislerine tercih ederler” (Haşr Suresi, 9) ayetlerinde olduğu gibi kimi haller vardır ki, orada para/menfaat değil başka hallerin kişiye getirdiği huzur hali daha ön plana çıkar. Nitekim sözü edilen (manevi) huzur hallerini para satın alamaz da denilebilir ve bu durumlarda günümüzde kimi insanların paraya yüklediği aşırı değer vurgusu anlamını yitirir.

Hasılı dünya hayatında para elbetteki önemli bir şeydir. Fakat parayı ‘her şey’ olarak görüp onu adeta ilahlaştırmak/ona aşırı değer atfetmek kanaatimce sahici olamaz. Fanilik izi taşıyan bir unsur, insanı baki kılamaz. Başka bir ifade ile gerçek mutluluk için para olmazsa olmaz değildir. Asgari şartlarda dünyevi geçimde mutluluk adına parayı önemli görebiliriz. Lakin gerçek mutluluk, yukarıda dile getirildiği üzere özümüzle ilgili olan gerçek ilim ve gerçek amel ile ilgilidir. Yoksa para ile doğrudan ilgili bir durum değildir. Hal böyle iken günümüz insanının (Müslümanların) bu denli para/dünyevî imkan-menfaat hırsı nasıl izah edilebilir? Ya da ancak araç olması gereken bir şey niçin adeta amaç halini almış gibidir? Doğrusu bu sorunun cevabı epey uzun ve tartışılabilir bir konudur ve fakat tartışılması gereken bir konudur.

Bu makale 7904 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Bir Resmin Hayali09 Ocak 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2232  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13135674  defa okunmuş ve 2754 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign