Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Miras Meselesi

Ahmet ÇAPKU

29 Eylül 2014, 22:49

Ahmet ÇAPKU

“Peygamberler miras olarak ilmi bırakır.”  (H.Ş.)

Var olmak ve varlığı devam ettirmek, canlıların hayatındaki en temel güdü sanırım budur. Söz konusu temel güdünün etkisiyle olsa gerek bütün canlılarda beslenme, büyüme ve üreme gibi etkinlikler vardır. Bu etkinlikler nefsin ve neslin idamesine ve bekasına yönelik olduğu için kaçınılmaz olarak bir takım çabayı beraberinde getirir.


 Etrafımıza baktığımızda enva-i çeşit meslek biçimleri, muhtelif şekillerde yararlı ve zararlı diye tasnif edegeldiğimiz gıda, giyim ve hatta davranış çeşitliliği ile karşılaşırız. Denilebilir ki, mezkûr yapıların neredeyse tamamında nefsin ve neslin devamına yönelik bir içgüdünün varlığı söz konusudur. ‘Koyun ot derdinde, kasap et derdinde’ sözünde ifade edildiği üzere her ne kadar koyunun ot derdi bize bu manzara karşısında abesle iştigal gibi görünse de aslında bir alt varlık katmanında bulunan koyunun bu davranışı onun adına tamamıyla doğru bir etkinliktir. Ancak ona bir üst katmanda bulunan varlıklar olarak bizler, farklı bir anlam katarız.

 Hemen her canlı dünyaya gelir gelmez yukarıdaki söz konusu üç temel etkinlik devreye girmiş olur. Anne-evlat ilişkisi özellikle maddî planda varlık verme-varlık kazanma şeklinde kendini daha belirgin olarak hissettirir. Bu açıdan anne, yeni canlıya kendindeki pek çok unsurun etkisiyle her daim varlık vermek için gayret sarfeder. Ebeveynin türlü çeşit fedakarlıklarda bulunarak ona varlık vermeye çalışması, onu hayata bağlamak istemesi herhalde var olmak saikiyle ilgilidir.
 …
 Canlılar içinde sadece insanın düşünen ve düşüncesiyle kendine uygun bir anlam dünyası yaratan tür olduğunu biliyoruz. Diğer canlıların da kendilerince anlam dünyaları olsa gerektir. Şu kadar var ki, dil denilen mucize sadece insana özgüdür. Ve insan dil sayesinde daha önce bilinmeyen, bulunmayan nice anlam dünyalarına yelken açabilir niteliktedir. Böylece insan maddî alandan manevî alana geçiş yapar. Dil unsuru, bünyesinde beş haricî duyu yanında hayal, müfekkire, zan, vehim gibi daha pek çok anlamaya katkı sağlayan hususu barındıran bir yapı arzeder. Başka bir ifade ile dil az önce anılan hususların her birinden etkiler taşır.

 Yemek, içmek, giyinmek, mesken ve meslek edinmek, evlenmek, bir arada yaşamak, korunmak, barınmak, sağlıklı kalabilmek, bir yerden bir yere ulaşmak gibi hususların bizim daha çok maddî yanımızla ilgili olduğu açıktır. Hayatımızda gözle görülen bir çok meselenin anılan hususlar etrafında dönüp dolaştığı mâlumdur. Doğrusu ya bu yönlerimizin hemen bir çoğunun diğer alt katmandaki canlılarda da bulunduğu izahtan vârestedir. Başka bir ifade ile bizler bu yönümüzle birer biyolojik varlık olarak beşeriz. Buna mukabil sanat, siyaset, ahlak, teorik/nazari düşünce ve ilimler, ölüm ötesi kaygısı, alet yapabilmek ve onu ulvî amaçlar için kullanabilmek gibi daha bir çok meziyet ise insanın manevî alanıyla ilgilidir denilebilir. Dolayısıyla gerçekte insan, bu yönüyle insan olmak mertebesine mazhar olur.

 Gündelik hayatta etrafımızda akıp giden insanların yapıp ettiklerine ve hadiselere baktığımızda bunların daha çok beşerî yönümüzle ilgili olduğu gibi bir kanıya sahibim. Bunlar insanın ötelenemeyen acil ihtiyaçları ile ilgilidir. Zira insan genel itibarıyla, acil ihtiyaçları karşılandıktan sonra manevî, ulvî ya da onu insan yapan hususlara yönelebilir. Buna göre normal şartlar altında acil ihtiyaçları karşılanan birinin, kendisini insan yapacak meziyetlere yönelmesi beklenir. Ancak bunun pek de böyle olmadığını görürüz. Bu cümleden olarak konfor eğilimi, Karun misali zenginleşme temayülü, öfke gücünün haddini aşarak zulme yönelişi ve öfke tatmini olarak tezahürü, arzu yetisinin kötüye kullanımı, akıl yetisinin kurnazlık, cerbeze vb. şekillerde asıl mecrasından uzaklaşması gibi daha nice hallerin günlük hayatımızda etrafımızı çepeçevre kuşattığını görürüz. Buna mukabil nice iyiler ve iyilikler de vardır elbette. Bu açıdan sözü edilen (menfi) hususları bardağın boş tarafını görmek şeklinde nitelemek de mümkün. Ancak az önce de ifade edildiği üzere, insanı insan yapan meziyetlere yönelimin onu beşer yapan meziyetlere yönelimden daha az olduğu kanısında olduğumu dile getirmiştim. Belki de bu, (daha çok teorik) ilimlerle hemhal oluşumla ilgili bende oluşan bir kanı da olabilir.

Her hâl ü kârda biz insanlar gerek beşerî gerek insanî yönlerimizle etrafımızdakiler için bir şeyleri miras bırakırız. ‘Çocuklar sözle değil gözle (görerek) eğitilir’ fehvasınca sadece tebliğ (sözlü anlatım) ile değil temsil (yaşayarak anlatım) yönümüzle de pek çok düşünce ve davranışları diğer insanlara aktarmış oluruz. Temsilî aktarımın tebliğe yönelik aktarımdan daha etkili olduğunu biliyoruz. Mühim olan etrafımızdakiler ve bizden sonrakiler için neleri miras olarak bıraktığımızdır. Kur’an bize nebiler ve velilerin, insanlara adaleti, dürüstlüğü, güzel ahlakı, ilmi, edebi, Hakk’ı tanımayı… miras olarak bıraktıklarını ve bunun için kimseden her hangi bir karşılık (ecr/ücret) beklemediklerini ifade eder. Doğrusu ya, beşeri insan kılan bu meziyetleri satın alabilecek herhangi bir maddî karşılığın olmadığı da bir vakıadır. Nice ana babanın, çocuklarına miras olarak para, mevki, arsa-parsa, şöhret vb. bırakma sevdasında olduğu günümüzde, onlara dürüstlüğü, samimiyeti, güzel ahlakı, ilim ve edebi, Hakk–hukuk tanımayı miras olarak bırakmayı gaye edinmiş ebeveynlere ne çok muhtacız! Oldukça muhataralı bir kavram olan ilerlemeyi sadece maddî yönden değil manevî yönden gören kişi ve kişiler gerçekte insandır. İlerlemeyi maddi açıdan ele alıp işleyen ve o doğrultuda bir hayat felsefesi geliştiren kişi ve kişilerden oluşan toplumların dünyayı nasıl yaşanmaz hale getirdiklerini her geçen gün esefle seyrediyoruz.

 Evladım var deme, el koynuna girmeyince; kardeşim var deme, miras taksim olmayınca; dostum var deme, başın derde girmeyince; eşim var deme, kara gün görmeyince sözlerinde de dile getirildiği üzere maddî meselelerin taksiminde nice kardeşin birbiri ile tartıştığı, tatsız hadiselere bulaştığı, maddî imkanlara ve konfora erişebilmek için ne türlü kirli işlere bulaşanların olduğu dünyamızda acaba insanî hasletleri edinme ve aktarma bağlamında başkaları ile tartışan, düşünce üretmek adına saçını başını yolan, gecesini gündüzüne katan, ahlak abidesi olabilmek ve bunu miras olarak sonraki nesillere armağan edebilmek için gayret sarfeden kaç insan/insanımız vardır, diye sormadan edemiyoruz. Kur’an bize ‘hayırda yarışınız’ diyor. Gerçekte hedeflerimiz-amaçlarımız bir ölçüde bizim kişiliğimizi ele verir. Kişinin asıl hedefi, onun beşerî ya da insanî yönüyle ilgilidir. Bu açıdan sorumuz şu olsun: Sahi, miras olarak neyi/neleri bırakmayı hedefliyoruz?

Etrafımızda şekillenen ve/veya şekillenecek dünya, bu soruya vereceğimiz cevapla ilgilidir düşüncesindeyim. (Allah’ü a‘lem).

13/09/2014 Ahmet Çapku

Bu makale 3859 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13604500  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign