Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Kültür Tarihimiz İçinde İznik

Ahmet ÇAPKU

16 Eylül 2015, 21:46

Ahmet ÇAPKU

Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminde İznik, dinî, siyasî ve sanat tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Birçok tarihi eseri bünyesinde barındırırken hâlâ daha çini üretiminde etkin bir mevki teşkil eder. Bir tür açıkhava müzesini andıran yapı ve mekanları ile ziyaret edilmeye, üzerinde çalışmalar yapılmaya namzettir. Medeniyet tarihimiz açısından yeniden keşfedilmeye değer bir yerdir diyebiliriz.

 

             Osmanlı’nın kuruluş yıllarında çok önemli bir yerde durur İznik. İznikî [İznikli] adıyla anılan nice âlim, düşünür, devlet ve sanat adamı buluruz düşünce tarihimizde. Bu yazıda ben bunlardan birkaçından bahsetmek ve onların bugünkü durumlarından söz etmek istiyorum. Mezkûr âlim-düşünürlerin başında şüphesiz ki, Osmanlı medreselerinin kurucu mimarı [Orhaniye Medresesi başmüderrisi] diyebileceğimiz Davud el-Kayserî gelir. el-Kayserî (ö. 1350) tasavvuf, kelam ve felsefe gibi önemli alanlarda çalışmış, eserler vermiş bir düşünürdür. Bugünkü ifade ile Osmanlı’nın eğitim müfredatını hazırlayan ve bunun işlevsel hale gelmesini sağlayan biri olması onu ayrıcalıklı bir konuma taşır. Bu açıdan anılan düşünürümüzün eserlerinin doktora çapında çalışılması ve bir külliyât olarak neşredilip ilim âlemine sunulmasını gönlümüz ne çok arzu ederdi. Halbuki el-Kayserî’nin bugün İznik’te bulunan kabrini ziyaret ettiğimizde içimiz acıdı, gönlümüz yandı!... Çünkü âdeta metrûk halde bir kabri var. Ne doğru dürüst restore edilmiş ne de ciddî şekilde bir kabir ve çevre düzenlemesinden söz edilebilir.

 

          Bu arada Süleyman Paşa Medresesi’nde dersler veren, talebeleri içinde Molla Şemseddin Fenarî gibi önemli şahıslar bulunan ve Kara Hoca adıyla anılan Alaeddin Ali Esved’i de İznik’te bulunan mühim şahsiyetler cümlesinden olarak burada hayırla yadedelim. el-Kayserî’nin kabrinin yanındaki asır-dîde bir ağaç ise meşhur mutasavvıf ve âlim Eşrefoğlu Rumî ile ilgili şöyle bir hikayeyi barındırır:

 

Rumî, dergahın sürülerini otlatmaya götürürken bu civarda oturan bir Rum kadın, dergahın sürüsüne danasını katarmış. Eşrefoğlu ile her defasında niza yaparmış. Sürüye katılan dananın sürü ile birlikte gezmediğini, bu sebepten dolayı yabani hayvanlara yem olacağı uyarısını yapar Eşrefoğlu, ancak kadın Eşrefoğlu’nu dinlemezmiş. Sürüden ayrı gezen danayı bir gün kurt yemiş. Bunun üzerine Rum kadın da Eşrefoğlu’nu kadıya şikayet eder. Kadı, Eşrefoğlu’nu huzuruna çağırır, ‘Bu zavallı kadıncağızın danasına bakmayıp niye kurda yedirdin?’ diye sorar. Eşrefoğlu ise kadını her defasında ikaz ettiğini ancak kadının kendisini dinlemediğini ve bu konuşmaya da bahçesindeki çınar ağacının şahit olduğunu söyler. Kadı bu cevap karşısında ‘Hiç ağaç şahitlik yapar mı?’ diye Eşrefoğlu’nu azarlar. Eşrefoğlu ise ‘Siz emir buyurursanız şahitlik eder’ der ve kadıyı ağacın yanına götürür. ‘İşte şahidim’ diyerek çınar ağacının bir dalından tutarak duruşmaya götürmek isteyince çınar ağacının kendileriyle birlikte yürüdüğünü gören kadı hayretlere düşer ve Eşrefoğlu’nun doğru söylediğini kabul eder.” 

 

Çınarın gövdesine bir tabloya yazılan bu bilginin altında, ağacın H. 762’de dikildiğinin tesbit edildiği bilgisini de verir. Bu bilgi ne kadar doğrudur bilmiyoruz ama halk muhayyilesinde önemli görülen nice hadisenin önemli kişiler üzerinden aktarıldığını ve böylece kültür örgüsü oluşturduğu bir vakıadır.     

 

İznik’te bulunan önemli şahsiyetlerden biri de Müzekki’n-nufûs [Nefslerin Tezkiyesi] isimli eserin müellifi olan Eşrefoğlu Rumî’dir. Rumî, Ankara’da medfun olan Hacı Bayram Veli’nin damadı ve talebesidir. Nitekim Hacı Bayram Veli Camii’nin altında yer alan çilehanede çile hücreleri sırayla Hacı Bayram Veli, Akşemseddin, Eşrefoğlu Rumî şeklinde sıralanmıştır. İznik’teki dergahında irşat faaliyetleri yapan Rumî, 1459’da vefat etmiş ve İznik’te şimdi kendi adıyla anılan caminin bahçesinde sırlanmıştır. Mezar taşında şu bilgiler vardır: Hâzâ kabru şerîf-i kutbu’l-ârifîn eş-Şeyh Eşrefzâde Abdullah Rumî kuddise sırruhu. Vefatı -sene (H.) 874. [1469-70]-. Eşrefoğlu’nun yanında Mevlana Taceddin İbrahim, Sırrı Ali Efendi, Amasyalı Pir Mehmet Efendi gibi zevât da öteler âleminde onunla komşu olmuşlardır. Anadolu’nun ruh hamurunun yoğrulmasında Rumî’nin çok önemli bir yeri olduğu erbabınca malûmdur. Onun Hacı Bayram Veli’den devraldığı çerağ hâlâ insanların yollarını aydınlatmaya devam etmektedir. Çok şükür ki, Eşrefoğlu Rumî’nin camisi restore edilmiş ve nezih bir çevreye kavuşturulmuştur. Ancak onun düşüncesini bize aktaran eserlerinin de hak ettiği şekilde neşrini gönlümüz arzu ediyor.  

 

Mekan olarak İznik’in kendisi güzel. Gölü, yeşilliği, yetişen ürünler, yerleşim alanı ve tarihi dokusu ile muhteşem! Ancak ‘şerefu’l-mekân bi’l-mekîn’/ ‘mekânın değeri orada mukîm olan iledir’ fehvasında güzel mekanları daha güzel kılan önemli şahsiyetler vardır. İznik’i bu manada daha da değerli kılan değerlerden biri, ülkemizde günbatımının en harika olduğu yerlerden biri olarak kabul edilen İznik’in tepesinde medfûn bulunan Sancaktarî Abdulvahhap hazretleridir. Türbesinde Türk bayrağının dalgalandığı ve adeta İznik’in manevi bekçiliğini yapan Sancaktarî, bölge halkınca ziyaret edilmekte ve İznik’e kuşbakışı sağlayan bir yere manevi bir heybet katmaktadır. Buna benzer nice türbeyi ülkemizin pek çok yerinde görmek mümkündür. Bu açıdan Sancaktarî’nin türbesi bence İznik’i manen bekleyen, elindeki bayrağı ile nöbet tutan bir askeri andırmaktadır. Yine Ekberiye Mektebi’nin önemli mümessili olduğu belirtilen Molla Fenarî’nin mümtaz talebelerinden olduğu kabul edilen âlim ve mutasavvıf Şeyh Kütbüddin Mehmet İznikî’yi (ö. 1418) de buraya kaydedelim.  

 

İlim, tasavvuf, sanat ve siyaset şehrinden bahsederken İznik’teki ilk medrese olduğu söylenen Süleyman Paşa Medresesi’nden bahsetmemiz gerekir. Bugün ders odalarının her birinin birer çini atölyesi (çini ve seramik çarşısı) olarak hizmet verdiği medresede bundan yüzyıllar öncesinin havasını teneffüs etmek mümkündür. Hocaların ve talebelerin ders esnasındaki seslerini ve soluklarının duvarlara sinmiş hali, nefis eski mimari ile iç içe geçmiş bir halde orada görebilirsiniz. Medrese Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa tarafından 1332’de yaptırılmıştır. Onunla ilgili kayıtta ‘Bilinen en eski Osmanlı medresesidir’ bilgisi verilir.  

 

Osmanlı’yı bürokratik olarak inşa eden Çandarlı ailesi de İznik’te yer alır. Paşalar silsilesi (Hayreddin Paşa, İbrahim Paşa, Halil Paşa) halinde Çandarlı ailesi paşalarını bulmak mümkün. Fatih Sultan padişah olunca, onun yerine babasının geri padişahlığa gelmesini talep eden Paşa’ya, Fatih Sultan, “Önce fikir sonra amel gerekmez miydi?” diyerek manidar bir cevap verir. Öyle anlaşılıyor ki, devleti kuran bürokratik yapı daha padişah olarak atanır atanmaz Fatih’in karşısına dikilmiş anlaşılan. Birlikte İznik’i gezdiğimiz (ki mihmandarımız idi) Müjdat Uluçam hoca, “Şayet Fatih Sultan, Çandarlı ailesini devlet yönetiminde safdışı etmese idi gerçek manada Fatih olamazdı” diyerek bu konuya dikkatimizi çekmişti.  Bu arada “Madde ve mânâ âleminin veli ve mürşidi, dünyaya Müslümanlığı ve Türklüğü tanıtan büyük mütefekkir ve Türk kumandanı (ö. 1340)” olarak tanıtılan Sarı Saltuk’un bir makam kabrinin de İznik’te bulunduğunu buraya yazalım.  

 

İznik’i bir bilen ile gezip görmek en iyisi. Çini fırınları ve tezgahları yanında eski devre ait nice cami ve tarihi eseri barındıran bu şehir, efsunlu haliyle ziyaretçilerini bekliyor. İznik’te yer alan Ayasofya Camii ise restore edilip ibadete açılmış. Tarihi camileri, türbeleri, hamamları, çeşmeleri, antik dönem eserleri ile açıkhava müzesini andıran İznik, bugünkü halinden çok daha ileri seviyede ihtimam gösterilmeyi ve üzerinde pek çok inceleme yapılmayı hak ediyor kanaatindeyim.
 

Bu makale 3141 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13604498  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign