Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Ön Yargı

Ahmet ÇAPKU

16 Kasım 2015, 23:10

Ahmet ÇAPKU

Dünyaya geldiğimizde kendimizi belli bir çevrede buluruz. Bu çevrede akrabalarımız, belli bir mekan (coğrafya), etrafımızdaki insanların konuştuğu dil, kabul ettikleri din ve tarihleri vardır. Bütün bunların içinde yıllara, yüzyıllara dayalı olan bir takım kabuller yer alır. İnsan olarak bizler, içinde bulunduğumuz muhitin görülen ve görülmeyen şeylere dair kabullerini, değer yargılarını, inanç biçimlerini dil ve davranışlar yoluyla taklit ederek öğreniriz. Böylece yaşamımızı idame ettirme ve kolaylaştırma yolunda pek çok şeyi edinmiş oluruz.  

Ön yargı hakkında hüküm verilen bir konuda ciddi bir araştırma yapmadan öznel biçimde bir tür taraf tutma, destekleme ameliyesidir. Bu ameliyede kendi benimizi koruma adına atılmış bir adımdan bahsedilebilir. Ancak atılan adım, ortaya konulan tavır ne ölçüde aklî, ahlakî ve insanîdir sorusu her zaman bakidir. Çünkü işin içinde önceki alışkanlıklarımızın, içinde bulunduğumuz yapının bize yüklediği duygu ve değer kalıplarının etkisiyle oluşan bir peşin hüküm vardır. Dolayısıyla böyle bir karar ve tutumdan ne ölçüde adalet ve insaf beklenebilir? Bu noktada meselenin izahı bağlamında şöyle bir hikayeye yer verebiliriz:

Bir zamanlar dört oğlu olan bir bilge kişi varmış. Çocuklarına acele ve erken karar vermemelerini ve ön yargılı olmamalarını öğretmek için onları eğitmek istemiş. Her birini sırayla uzak bir yerde bulunan ağacın yanına gidip ona bakmak için göndermiş. İlk oğlan kışın gitmiş, ikincisi ilkbaharda, üçüncüsü yazın, sonuncusu sonbaharda gitmiş. Sonra bir gün hepsini bir araya toplamış ve ne gördüklerini sormuş. İlk oğlan ağacın çirkin, yaşlı ve kupkuru olduğunu söylemiş. İkinci oğlan, ‘Hayır yeşillikle doluydu ve canlıydı’ demiş. Üçüncü oğlan başka fikirdeymiş, ‘Çiçekleri vardı ve kokusuyla, görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki, daha önce hiç böyle bir güzellik görmemiştim’ demiş. Sonuncu oğlan, hepsinin de haksız olduğunu ve ağacın meyvelerle dolu, canlı ve hayat taşıyor olduğunu bildirmiş.Yaşlı adam oğullarına hepsinin haklı olduğunu söylemiş. Çünkü hepsi farklı mevsimlerde bu ağacı görmeye gitmişlermiş. Onlara; bir ağacı veya bir insanı, kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını (…) anlatmış.”[1]

F. Bacon (ö. 1626) tabiat araştırmaları ve hakiki bilgiye ulaşmada yöntem arayışına çıktığında ilk yaptığı şey, ön yargılardan kendini temize çıkarma etkinliği olmuştur. Şöyle ki, her insan doğa incelemesinde ilk önce zihnindeki idolleri temizlemelidir. Zira insan öncelikle kendi ölçü ve şartlarına göre eşyayı kavramak ister. Bu kavrama işinde kişinin korku ve umutlarının etkisi vardır. Halbuki eşya, kendi ölçüleri içinde ele alınmalıdır. Yine her insanın kendine özgü yapısı vardır. Kimileri eskiyi, kimileri yeniyi sever. Bunda her insan yeteneği, yetişme tarzı, çevresinin ona kazandırdığı etkiler söz konusudur. Devamla, dil kalıpları üzerinden bize aktarılan, kendinde duygu ve değer yükleri bulunan dil de bizde ön yargılar oluşturan bir husustur. Bir başka ön yargı kaynağı ise eski otoritelere bağlanıp kalmak ve onların bizlere bıraktığı fikir mirasına yeni bir şeyler katmadan onları tekrar etmektir.[2]

Demek ki, Bacon’un işaret ettiği üzere kişisel mizac/karakter, yetişme tarzı, konuşulan dil kalıpları ve kişinin psikolojik (duygu) bir varlık olarak eşyaya-hadiselere bakışı, baktığı şey ile ilgili bir takım ön yargıların oluşmasında etkilidir.[3] Kur’an ise insana, hislerine (özellikle kötü duygularına/hevâ) dayalı olarak hadiselere bakmada dikkatli olmasını ve bu doğrultuda karar vermemesini salık verir. [Nisa-135] Ki, bu yönüyle verilmiş olan karar suizanna da uzanabilir bir özellik arzeder. Daha da tehlikelisi ise bu doğrultuda verilen herhangi bir kararın uygulama safhasına konulmuş olmasıdır.

Hemen her insanın, kendi mizacına, düşünce ve duygu yapısına uygun gördüğü kişilere yakın olmak gibi bir ihtiyacı vardır. Benlik bilinci taşıyan her insan aynı zamanda toplumsal bir canlıdır. İslam, kişinin bir şahsiyet olmasını istediği kadar onun toplum içinde yaşadığını da unutmamasını önerir. Bu açıdan kişi, daimi bir oluş sürecinde bulunan benliğini inşa ederken toplumun kendisine neleri verdiğini/empoze ettiğini dikkatle gözden geçirmelidir. İçinde bulunduğu grubun (akraba, arkadaş, meslektaş, dindaş vb.) kendisine aktardığı düşünce ve duygu kalıplarındaki bilgi ve davranışa dönük unsurların ne ölçüde akıl, ahlak, tarihî sahihlik ve tecrübe içerip içermediğini her daim kontrol etmelidir. Zira günümüz şartlarında gittikçe daha da karmaşık hale gelen şehir/toplum hayatında herhangi bir grubun içinde yer alan kişi/benlik sürekli biçimde belli etkilere maruz kalmaktadır. Diyelim kişinin takip ettiği herhangi bir medya (dergi, gazete, tv kanalı, internet sitesi vb.) acaba ona ne vermekte ve ondan neyi-nasıl olmasını istemektedir ve niçin? Sıradan bir insan olarak hemen hepimiz biliriz (veya tahmin edebiliriz) ki, hemen her bir medya organı, neticede birilerine aittir. Bu aidiyet, şayet medya genellikle reklam girdisi üzerinden var oluyor ise, belli bir sermaye grubuna aittir. Şu halde takip edilen medyanın, ilgili sermaye grubunun veya şahsın genel düşünce ve eğilimlerini yansıtması tabii bir hal alacaktır. Kaldı ki, medya, Malcolm X’in deyimiyle, ‘zalimi mazlum, mazlumu zalim gösterebilir’ şekilde bir imkanı kendi bünyesinde barındırır. Şu halde hakikati nerede arayacağız? Takip edilen medyanın bizde bir yerlerin duygu ve düşüncelerine adeta bağımlılık/ön yargı oluşturabileceğini hesaba katarsak, hakikati (sahih bilgi) arayacağımız yer bu şartlarda ne ölçüde medya olabilir?

Kur’an ısrarla her kim zerre kadar iyilik veya kötülük ederse karşılığını göreceğini [Zilzal, 7-8] ve kimsenin başka birinin (günah) sorumluluğunu üstlenmeyeceğini [Fâtır, 18] söyler. Akıl ve ahlak ise insana verilmiş iki büyük nimet ve yükümlülüktür. İnsan bu imkanlarla her daim kendi benini inşa etmekle meşguldür. Burada bence asıl olan şey, kendi benimizi inşa ederken (menfi anlamda) ön yargı engellemelerine takılmamak için doğru bilgiye ulaşmaya dair sürekli araştırıcı bir zihniyete sahip olmamız gerektiğidir. Batı’nın yüzyıllar boyunca (özellikle) doğa ile ilgili doğru bilgiye ulaşabilmek için geliştirmeye çalıştığı yöntem bilgisi sanırım bununla ilgilidir. Neticesi de zaten ortadadır. Bugün İslam diyarının (ve Müslümanların) içine düştüğü buhran, kanaatimce biraz da yöntem ve doğru bilgi/hakikat ile ilgilidir. Hemen her bir fert, doğru bilgiye ulaşma çabası için yürünen yola bir taş döşemedikçe sanırım bu bataklıkta çırpınışlar devam edecektir. Aksi takdirde kişinin içinde bulunduğu grubun, aldığı eğitim tarzının, takip edilen medyanın vb. etkisi ile bilgi adına ön yargılara bulanmış bulanık bilgi kırıntıları hayatımıza yön vermiş olacaktır. Halbuki her bir fert, hayatta olduğu sürece kendi benini inşa etmektedir. Kim bilir, belki de, yarın yevm-i kıyamette karşısına çıkarılacak olan Kitap da budur? [Bkz. İsra, 14]. (Allahü a‘lem). 


 

[2] Macit Gökberk, Felsefe Tarihi, Remzi Kitabevi Yay., İst. 1998, sf. 216.

[3] Şu kısa filmler bu konuda ilgi çekicidir: https://www.youtube.com/watch?v=pdtnT5TYyi0   https://www.youtube.com/watch?v=Iy_d2Xzhh0E  [Erişim: 14.11.2015]

Bu makale 3471 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13605008  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign