Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Rüya/lar

Ahmet ÇAPKU

09 Ocak 2016, 01:10

Ahmet ÇAPKU

Rüya, Arapça’da reaye/reâ (rı-hemzeli elif-ye) kelimesinden türemiş görmek anlamında bir isimdir. Rü’yet-i hilâl (hilalin görülmesi) kelimesinde olduğu gibi. ‘Rüya görmek’ ifadesi daha çok uyku halinde görülen şeyleri kastetse bile ‘Sen galiba rüya görüyorsun!’ cümlesinde bir tür düş/(düşünce) görmeyi dile getirir. Bu yönüyle re’y kelimesi bir fikri-inanışı ifade eder. ‘Reyini kime veriyorsun/Reyin kimden yana?’ cümlesinde olduğu gibi. Gösteriş anlamında riya ise aynı kökten türeyen bir başka kelimedir.

 

Büyük insanların büyük rüyaları olmuş tarihte. Kur’an bu bağlamda Hz. İbrahim’in rüyasından bahseder.[1] Oğlunu kurban ettiği rüya. İslam kaynakları bunu İbrahim’in, oğlu İsmail’i kurban etmesi rüyası olarak kabul ederken Hristiyan kaynakları İshak’ı kurbanlık olarak sunar. Buradan hareketle pek çok farklı görüşlerin ortaya çıktığını dinler tarihi kaynakları bize bildirir. Görüntü ile gerçekliğin farkındalığından doğan ve Gerçek/lik adına zahiri olandan vazgeçmeyi de ifade eden kurban etme/kurban olma hikayesi aslında insanın Hakikat uğruna elindekileri feda etmesini temsil eder. Büyük oğlu kurban etme bahsinin eski geleneklerde bir yeri olabilir. Ancak dini açıdan meseleye bakılınca görülen şu olsa gerek: Akıllı bir insan, canlı varlık olarak nefsini ve neslini devam ettirme sorumluluğunu, bilincini üstlenmiş kişidir. Nefsin devamı için beslenme, büyüme; neslin devamı için üreme söz konusudur. Bu da atanın meyvesi olan çocukları vasıtasıyla mümkündür. Nesli devam ettirme uğruna nice nefsin, feda-yı can ettiği görülmüştür. Ancak İbrahim’in rüyasında bunun nesle kadar uzanması, tabir yerinde ise hemen her şeyi O’nun uğruna feda etmek gibi bir anlamı barındırır bünyesinde.

 

Hz. Yusuf’un rüyası[2] ise tabir edilmiş, içindeki mananın (bâtın) zâhirinin ne olduğu (ilahi bir lütuf olan) bilgi ile vuzûha kavuşturulmuş rüyadır. Burada Yusuf, ileride olup biteceklere işaret eden mahpus arkadaşlarının rüyaları yanında bölgenin yöneticisi olan aziz’in (hükümdar) de rüyasını tabir eder. Onun hapis hayatından kurtulması yanında daha pek çok tedbirin alınmasını da beraberinde getiren bu tabir edilmiş rüya, aslında Yusuf’un yaşadığı dünya/sı/nın daha da güzelleştirilmesinden ibarettir denilebilir. Bu yönüyle rüya, ilahi bilginin kapılarının aralanması anlamını da taşıdığı şüphesizdir. Nitekim İbn Haldun’un (ö. 1406) rüya tabirini ilimlerin içinde sayması bu açıdan dikkate değerdir.

 

Halife Me’mun’un (ö. 833) rüyası ilginçtir! Vaktiyle muhtelif fikir mücadelelerinin olduğu bir zaman ve zeminde, Abbasi Halifesi Me’mun, rüyasında Eski Yunan filozofu Aristoteles’i (ö. MÖ. 322) görür. Ve ona ‘Güzel nedir?’ sorusunu yöneltir. O da, ‘Güzel, aklın güzel gördüğü şeydir’ cevabını verir. Ya sonra? şeklinde devam eden sorulara ‘Dinin güzel gördüğüdür’, ‘Halkın güzel gördüğüdür’ diyerek cevap verir. Ya sonra? sorusuna ise daha ilerisi yoktur, der. Böylece Halife Me’mun’un, İran düşüncesinde kendini gösteren dini yorumlama yetkisinin akla değil de imamete verilmesi şeklindeki yapıyı, akıl lehine çevirdiği görülür.[3] Me’mun’un rüyası bir gerçek mi yoksa siyasi bir taktik mi idi sorusu varsın güncelliğini hep korusun. Bildiğimiz şey, büyük sorumluluk üstlenmiş kişilerin genelde büyük rüyaları-düşleri hep olagelmiştir.

 

Aynı şekilde Uluğ Türk’ün ok-yay rüyası bir milletin ileriye dönük teşkilatlanması adına önemlidir.[4] Benzer durumu göğsünden ulu bir çınarın çıkarak bütün cihanı tutuğu şeklindeki bir rüyayı Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’de de görürüz.[5] Özellikle büyük devlet ve düşün insanlarında ortaya çıkan (veya belki sonraki zamanlarda onlar adına icat edilen) kimi önemli rüyalar, öyle anlaşılıyor ki, insanoğlunun gökler/gök katları ile irtibat kurarak geleceğini daha iyi inşa etmesine dönük unsurlar olagelmiştir. Yerine göre bir mit, yerine göre dini inanış, yerine göre bir keramet olarak tezahür eden bu konu, fert açısından rahmanî-şeytanî şeklinde farklı biçimlerde kendini gösterir. Çünkü bir insan olarak hepimiz rüya görürüz. Bunun bizim dış dünyamız/(nesneler dünyası) ile irtibatlı tarafı olduğu gibi umutlarımız, korkularımız, beklentilerimiz, dualarımız vb. ile de ilgisi vardır. Hepsinden öteye sinesi saf olanların özellikle rahmanî denilen rüya ile kimi zaman taltif edildiği ise tasavvuf ehli tarafından kabul edilir.

 

İnsanın bilinci hep var ve uyanıktır. Nitekim rüyaların olması da bilincin, uykuda bile işlevsel oluşuna işarettir. Kur’an akıllı olan hemen her insana, bir insanın kendisi açısından düşünebileceği kadar bir sürenin ona verildiğini söyler.[6] Mühim olan şudur: Acaba kendimize verilen zaman zarfında geleceğimizi inşa etmeye dönük iyi bir rüyamız-düşümüz var mı? Seksen yıl yaşayan eski Yunan filozofu Eflatun’un (ö. MÖ. 347), elli yedi yıl ömür süren İbn Sînâ’nın (ö. 1037), elli üç yıl ömür süren Gazzâlî’nin (ö. 1111), elli dört yıl ömür süren Fransız filozof Descartes’in (ö. 1650), yaklaşık bir asır ömür süren Mimar Sinan’ın (ö. 1588) (ve bunlara benzer önemli kişilerin) kendilerine verilen zamanı/ömrü nasıl ilmek ilmek örerek muhteşem bir rüyayı gerçekleştirdikleri eserlerinden okuyoruz. Sorgulanmamış bir hayatı yaşanmaya değmez bulmuş filozof Sokrates (ö. MÖ. 399). Acaba bizim gerçekleştirmeye dönük sahici bir rüyamız-düşümüz var mı? Yoksa hayat bizim için gerçekliği olmayan, gelip geçici bir rüyadan mı ibaret olacaktır?...

 

 

 

 

 



[1] Bkz. Kur’an-ı Kerim, Saffât Suresi, 102-107; Ayrıca bkz. İbrahim’in Düşü: https://www.youtube.com/watch?v=8hUPK_2N_H0 [Erişim: 04.01.2016]

[2] Kur’an-ı Kerim, Yusuf Suresi, 4-6, 36, 41-49

[3] Bkz. http://gencdergisi.com/2340-arapca-dil-islamca-dusunce.html [Erişim: 06.01.2016]; Konu ile ilgili geniş bilgi için bkz. Dimitri Gutas, Yunanca Düşünce Arapça Kültür, çev. Lütfü Şimşek, Kitapyayınevi Yay.

[6] Kur’an-ı Kerim, Fâtır Suresi, 37.

Bu makale 4189 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13674892  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign