Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

EN SON HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SİTEMİZİ BEĞENİN

Sanat Dünyamız

Ahmet ÇAPKU

11 Şubat 2018, 23:14

Ahmet ÇAPKU

Hayata tutunmak için temel ihtiyaçlarımız yanında manevi anlamda düşünce, inanç, ahlak sahibi olmak gibi yönlerimiz söz konusudur. İktisadi, idari, siyasi vb. organizasyonlar, kurumlar sözü edilen temel yapılar üzerinde şekillenerek bir toplumun devamlılığını sağlar. İnsanın estetik kaygısı ise bütün bunların ötesinde kendine yer bulur.

Kur’an’da; “İnsanlara, kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, cins atlar, davarlar, ekinler (hars) gibi zevklerin sevgisi çekici hale getirildi. Bunlar dünya hayatının geçici nimetleridir. Oysa Allah, nihai güzellik, O’nun yanındadır” (Âl-i İmran, 3/14). Bu ayette normal şartlarda bir insanın yaşının ilerleyişine bağlı olarak hangi unsurlara ihtiyaç duyduğunun da listesi verilmiş gibidir. Ve bütün bunların, kişiye ‘süslü gösterildiği (züyyine)’ ifade edilerek insanın sözü edilen konulara düşkünlüğüne dikkat çekilmiştir. Aslında hayatın dinamik şekilde işleyişi de bunların belli bir düzenle işlevsel olması ile de doğrudan ilgilidir gibi geliyor bana.

Ayetin son kısmında kimi Kur’an çevirilerinde ‘ekin’ olarak tercüme edilen ‘hars’ kelimesine Ziya Gökalp ‘kültür’ anlamı vermiş. Bir milletin uzun süreçler boyunca kendine özgü kıldığı hayata dair temel duyuş ve duruşuna dair geleneği, kültürü, örfü, âdeti vb. bu kısma dahil edilebilir. Ancak insanın temel ihtiyaçları çerçevesinde ayeti gözden geçirdiğimizde şunları görürüz: Kadın (ev-lilik kurumu), oğullar (çocuk ihtiyacı), yığınla altın gümüş (geçim ve kazanç işleri), cins atlar (binitler, araba vb.), davarlar (akar denilen daimi gelir unsurları), ekin (hars) olarak ifade edilen ancak bu noktada benim ‘sanat unsurları’ diye anlam vermek istediğim hususlar.

Bu sıralama bence insanın bu hayatta ihtiyaç duyduğu unsurların yaşın ilerlemesine bağlı olarak ortaya konulmuş halidir. Sanat duyarlılığı ruhun incelmişliğine bağlı olarak insanda ileri yaşlarda ortaya çıkan bir halet-i ruhiyedir. Bu ruh hali ya doğuştan kişide karakter olarak bulunur ya da ilim, ahlak ve sanat açısından kişinin kendini yetiştirmesi ile ortaya çıkar. Ayette bunun en sona alınmış olması anlayabildiğim kadarıyla insanın mezkûr hali ile ilgili olsa gerektir.
…
   İslam düşüncesinde sanat konusuna bakılınca Allah’ın yaratmasındaki çeşitliliği bu alanda da görmemiz mümkündür. Bunların bir çoğu da öyle anlaşılıyor ki, dini yapılarla iç içe geçmiş haldedir. Namaz sonunda tesbih (zikir) meselesi bizde tesbih sanatına dönüşürken, Kur’an’ın en güzel şekilde yazılması hat sanatına, korunması cilt sanatına, kenarlarının süslenmesi şukûfe, tezhip, ebru gibi nice sanatların vücut bulmasına sebebiyet vermiş gibidir. Camilerimizin mimari biçimleri, türbeler, çeşmeler, sebiller, kabirler, kütüphaneler, şifahaneler, aşhaneler, köprüler yapılırken de estetik kaygının bütün bu eserlere sindiğini görürüz.

Bu cümleden olarak cam sanatları, vitray süslemeleri, çini-porselenler, çiçek bahçeleri, dokumacılık ve halı – kilim sanatı, okçuluk, nakkaşlık, hakkaklık, oymacılık, el işleri ve hatta kadınlarımızın dantelası gibi daha nice sanatı hatırlamamız gerekir. Aynı şekilde estetik kaygı hanesine güzel koku (ıtriyât) ve müzik geleneğimizi de ilave edebiliriz. Dilde estetik kaygı adına şiirimizin binbir çeşitini de bu haneye koyabiliriz.

Sanat aslında beşeri insan kılmaya dönük ilim olması yanında ahlakî bir unsurdur. Psikolojik açıdan terapi olarak da pekala görülebilir. Kişinin maddeden soyutlanarak kendi benliğini ve sonsuzluğu arama yolculuğudur. Yoldaki keşifleri tecrübe ederek kendi bilincinde varoluş sürecidir. Bu yönüyle sanat rasyonaliteyi aşabilen bir özellik arzeder. Subjektif olması, tam olarak dile getirilemeyip semboller üzerinden kendini ifade etmesi, maddi olana sığmaması yönüyle sanat, insanın ölümsüz yönünün sonsuzluk üzerine yürüyüşüdür. Bu yönüyle sanat, insanın yine icabında rasyonaliteyi aşan yönlerinden olan ahlaka da yol açar. Bu açıdan hakiki anlamda sanatın, kişinin ahlaken gelişmesinde önemli bir etkisi vardır.

Geçmişte okul derslerinde güzel yazı (hüsn-i hat) dersi, herhalde talebenin ahlaken yücelmesine katkı sağlamak gibi bir kaygıyı da kendinde taşıyan bir ilimdi, ki hâlâ öyledir. Diğer sanatları da aynı şekilde görebiliriz. Günümüz şartlarında yetişen gençlere baktığımızda muhteşem bir sanat geçmişi-geleneği-kültürü olan bir milletin çocuklarının çok daha ileri seviyede sanatla haşır neşir olması gerektiğini kendilerinden bekleyebiliriz. Bunun için de gerekli altyapının oluşturulması lazım. İslam geleneğinde, düşüncesinde sanatı yok sayıp Hz. Hatice’nin türbesini yıkanlar, tarihi eserleri yakanlar, yok edenler ellerinden gelse belki başka hangi şenaatlere de imza atabilirler! Halbuki sanat, insanın estetik kaygısının yine insana değer verilmesinin bir sembolü olarak tezahür eden bir husustur. Yoksa kabir taşlarındaki hat sanatı, şiir sanatı, tarih düşürme sanatı, dekoratif çiçekler, peyzaj gibi daha nice sanat insana verilen değerden başka nedir ki… Can taşıyan bütün mahlukât su içip hayata tutunsun diye yapılan hayrât cümlesinden olan çeşmelerin muhteşem mimari güzelliği, kitabesi, ayetlerle tezyin edilmesi gerçekte insana ve canlıya verilen değer değil midir ?       
Kuş evleri, kuş bakım evleri (bkz. Gurabâhâne-i Laklakân), sadaka taşları, darul-acezeler, darul-eytâmlar (yetimler yurdu), çocuk kütüphaneleri, sebiller, selsebiller, türbeler, dergahlar, adalet ve saat kuleleri, bedestenler, arastalar, namazgahlar… bütün bunlar aslında Allah’ın yarattıklarına şefkatin eseri olan ve daha çok estetik kaygı güdülerek yapılan mimari unsurlardır.
…

Son yıllarda sözünü ettiğimiz sanat dallarının yeniden günyüzüne çıktığına sevinerek şahit oluyoruz. Bunların gelişmesi, dünya sathına yayılması, insanımızın ve insanlığın ahlak eğitimine katkı sağlaması gönlümüzün dileğidir. Mezkûr sanat uğraşısının, bunlarla ilgilenen kişileri mutlak anlamda ruhu rafine hale gelmiş, ilm-i tevazuya bürünmüş ve bir ahlak numûnesi halini almış kişiliklere büründürmesi beklenebilir. Ancak karakterinde kibir (ve hatta kin) olanları bu hallerinde daha da katmerli hale getirmesi de mümkündür! Ancak iradesini iyi yönde kullananlara olumlu anlamda katkı sağlayacağına şahsen şüphem yoktur.

Bazen medya aynasına yansıyan fodullukları, kabalık örneği davranışları gördüğümüzde içimiz sızlıyor. Ne yazık ki, medya ahlakımızda habercilik anlayışında daha çok olumsuz konular haber olabiliyor (ya da bende oluşan intiba böyle). Halbuki sû-i misal emsal olmaz kabilinden asıl olması gereken şey, güzel olanı haber yapmak, gündeme getirmektir. Bilincimize, hafızamıza neleri koyarsak zihnimiz onlar üzerinden işlem yapar çünkü. Bu açıdan itle yatan bitle kalkar, kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan atasözü gereği yetişen nesile iyi, güzel, faydalı olan şeyleri sunmak eğitim açısından önemlidir. Bu noktada birbir çeşit çiçek gibi yüzyıllara kollarını uzatmış sanat geleneğimizi canlandırmak, en azından bir kısmını okulların belli kademelerinde ders olarak vermek, mimarimizi bunlarla süslemek ve yaşanabilir bir çevre, bir dünya var etmek gerçekte estetik kaygı taşıyan hepimizin ödevi olsa gerektir. Allahü a‘lem.








Bu makale 984 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

'Haset' Denilen Hastalık14 Aralık 2018

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2201  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 11816085  defa okunmuş ve 2751 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign