Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

EN SON HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SİTEMİZİ BEĞENİN

“Beş Şehir”e Dair

Büşra Nur ÇAPKU

15 Mayıs 2018, 23:25

Büşra Nur ÇAPKU

       Ankara, Erzurum, Konya, Bursa, İstanbul… Devletimizin ilk kurulduğu yıllardan bu zamana kadar tarihe, insana ve İslam’a özünden şahitlik etmiş beş şehirden bir buket sunuyor Ahmet Hamdi Tanpınar bize. Gitmeden hissedebileceğimiz, kelimelerin cümle içinde raks ettiği, yüzümüze tebessüm, kalbimize huzur sunan bir dil ile anlatıyor. Tasvir edilen yerleri tahayyül edip adeta içinde geziniyorsunuz.
 
       Beş Şehir bizi daha çok tarihi gezintilere çıkarıyor. Yazıldığı dönemin içindeki tarihe gidiyorsunuz. Yazarın geçmişe bakışına, gözlemlerine, hislerine ve yorumlarına tanıklık ediyorsunuz. Bazen bir sanatçı, bazen geçmişe hasretli, bazen de hayatı incelikleriyle yaşamaya çalışan bir yolcuya yoldaşlık ediyorsunuz. Tanpınar’ın kendi ifadeleriyle, “Canlı hayata, yaşayan ve duyan insana, cansız madde karşısındaki bir mühendis gibi değil, bir kalp adamı olarak yaklaşmayı istedim.” (s. 11)
 
      Geçmişe duyulan özlemi, en çok İstanbul’u anlatırken hissediyorsunuz. Boğazdan ve boğaza dair zevklerden bahsederken içleniyor adeta. Kendimi yoklayınca, aynı duyguları belki de yazarın yaşadığı vakitler için hissettiğimi, hatta onun özlem duyduğu vakte dair bende de aynı hislerin olduğunun farkına varıyorum. İşte tam bu anda yazar sorguluyor, “Niçin geçmiş zaman bizi bir kuyu gibi çekiyor?” Cevap ise şöyle oluyor, “İyi biliyorum ki, aradığım şey bu insanların kendileri değildir; ne de yaşadıkları devre hasret çekiyorum. Hatta Kanunî’nin, Sokullu’nun İstanbul’unda bile on dakikadan fazla yaşayamam. Böyle bir şey için ne kadar kazanca göz yummak, benliğimden ne mühim parçaları kesip atmak lâzım. Hayır, aradığım şey ne onlar, ne de zamanlarıdır. Bugün ortada olsa idiler, belki kendimizi daha başka türlü zengin bulacaktık; fakat hiçbir zaman yokluklarının bizde uyandırdığı duyguyu tatmayacaktık.” (s. 204)
 
      Yokluğun uyandırdığı duygular… Nedir ki bu yokluk? Yahut ne denli, ne kadar yokluk? Yaşanmışlıklar “yok” edilemez elbette. Peki kaybolur mu? Hayır. Hissedilen duygular eşyaya siner, mekânda kokusu duyulur, zamanda ruhu dolanır ve kaybolmaz. Belki, geçmişin bir kuyu gibi bizi çekiyor olması da bu sebeptendir. Ve belki de, bu garip arayış, geçmişimiz ve tarihimizle bizi “bir” ve “biz” kılıyordur. Bütün bu özlem ve arayış içinde, geçmişten bir sesleniş hissediyor yazar, “Hiçbir suale cevap alamazsın. Asıl olan içindeki hasrettir; onu söndürmemeye çalış.” Ve ekliyor, “Belki de sadece aramak ve bütün kapıları çalmak kâfidir.” (s. 206)
  
       Beş Şehir, zaman zaman yazılmış, yaşandıkça yazılmış yazıları ihtiva eden bir kitap. ”Ben bu meselelere hayatımın arasında rastladım. Zaten kitap yaşanmış şeylerden doğdu.” (s. 11) diyor yazar. Bu sebeple Ankara, Erzurum ve Konya’da gezerken daha çok hayatın içinde dolanıyorsunuz. Yazar şehre, tarihiyle bakmış olsa bile, yaşamışlığını daha çok aksettirmiş okuyucuya. Ve Anadolu şehirlerini duru bir ifadeyle tanıtıyor. “Sağlam ruhlu, dışardan gösterişsiz, içten zengin.” (s. 65)
 
        Bursa’ya ise Evliya Çelebi’nin gözleriyle bir başlık atmış: Bursa’da Zaman… Bu şehrin bir ruhaniyetinin olduğundan bahsetmiş. Tarihi eserlere ve mimariye bakışı, İstanbul’dakinden farklı sanki. “Cetlerimiz inşa etmiyorlar, ibadet ediyorlardı” (s. 110) diyerek bu sanatı kelimelere hayran bırakmış ve şöyle devam etmiş, “Maddeye geçmesini ısrarla istedikleri bir ruh ve bir imanları vardı. Taş, ellerinde canlanıyor, bir ruh parçası kesiliyordu.”  Bu şehirde mimariyi yaşamış, camiinin duvarlarında sırlanmış bakışları ve tebessümleri aramış. Taşlara, bu tatlı hatıraları şahit kılmış. Ve bu şahitliği de sırlamış: “Ben öldüğüm zaman da bu hâtıranın biricik şahidi kaybolacak.” (s. 112)
 
       Ölmeyen ve eskimeyenlerle beraber yaşamak… Sokağın başında, bir güzel insana rastlayıp hâl hatır sormak, ettiği duâyı içine çekerek gününe devam etmek… Konya’da Mevlana ile Ankara’da Hacı Bayram Veli ile, Bursa’da Emir Sultan ve Üftade hazretleriyle gezintiye çıkarıyor yazar bizleri. “Beş Şehir” bu yönüyle, yaşadığımız mekândan uzak tutmaya çalışarak gerçekliğini ötelemiş olduğumuz (!) ölüme dair, vehim ve korkularımızı yok etmemizi ve güzelliğini görmemizi sağlıyor.
                                                                              
       Her şehrin bir tarihi, yaşanmakta ve yaşanacak olan zamanı vardır. Bu kitapla, kendisine verilen hayatla insanın, geçmiş ve şimdiki zamanı beraberce yaşayabileceğinin imkânını ve güzelliğini görmüş oluruz. İnsan biraz mazi biraz yaradır, der şair. Mazinin kokusuyla yaşadığımız ânı güzelleştirebilir ve yaralarımızla Yaradan’a ulaşabiliriz kanaatindeyim. Ne de olsa insan, geçmişiyle/tarihiyle birlikte yolda olan bir varlıktır ve yol, insanı terbiye eder. İşte bunu başarabildiğimiz vakit, geçmiş, bir ders, bir keşif ve en önemlisi günümüze eklenen bir şey olur bizler için…
  
      Velhasıl “Beş Şehir”, masal tadında, musiki tonunda gayet tabi ve samimi, kelimelere ruh üfleyen, biraz tarih, çokça zevk içeren, yaşamanın huzuruna eriştirecek tılsımların sırrını sunan bir güzel kitap. “Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.” Rahmet olsun bu eseri bize kazandıran, hoş sadâyı duyuran insana ve insanlara.
 
     Dileğim o ki, “Beş Şehir” tadında eserlerin sayısının artması, onları, yirmileri bulmasıdır. Çünkü sadece ülkemiz içinde değil ecdadımızın ayak bastığı, minare gölgelerinin değdiği her yerde bu tadı veren nice şehirler, şehirlerimiz vardır. Önce yüreğimiz, sonra elimiz oralara uzanmalı, kalemimiz onları kayda almalıdır, bi-iznillah.
 
Büşra Nur ÇAPKU
10 Mayıs 2018
 

Bu makale 291 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Tarihe Yolculuk: Balkanlar- III21 Temmuz 2018

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2191  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 11297682  defa okunmuş ve 2745 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign