Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

EN SON HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SİTEMİZİ BEĞENİN

İki Yol

Abdussamed YALTAGİL

26 Ağustos 2018, 15:15

Abdussamed YALTAGİL

     İnsanoğlu, hayata ana rahmine teşekkül ile başlamaktadır. İslam hukukçuları bu döneme cenin adını vermektedir. Daha sonra insan, sırasıyla çocukluk- mümeyyiz-buluğ ve rüşt dönemlerinden geçmektedir. Rüşt dönemi, insanın aklî ve fikrî bir olgunluğa eriştiğini, bundan dolayı insanoğlunun bu fikrî alt yapısıyla belli bir gaye güderek hayatını sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Belli bir yaş sınırlaması olmamakla birlikte Osmanlı zamanında kimi  hukukçularca bu dönemim  alt yaş sınırının yirmi  olarak belirtildiğini  biliyoruz.

     Peki gençlik, akli ve fikri olgunluğa eriştiği bu dönemi hangi yolda geçirmektedir ? Derdimiz bu dönemi anlatmaktan ziyade bu dönemi yaşayan gençliğin son zamanlarda, özellikle güzel tavsiyelerin bol olduğu, sözlerin müthiş edebiyat dizeleriyle sıralandığı, sohbet ve muhabbetlerin nicelik yönünden hemen her gün yapıldığı bu çağda gençliğin kendi hür iradesiyle ortaya koyduğu yolu anlamaktır. Bu noktada insanlığın ilk yol ayrımı olan Habil-Kabil kıssasına değinmek gerekir. Çünkü bugün gençliğin önüne konulan yollar, asırlar evvel Adem (as)‘ın oğulları olan Habil ile Kabil’in önüne koyulmuştu. Peki onlar hangi yolları tercih etmişlerdi ?
İki yolu vardır insanoğlunun.

     İlki kolaydır, nefsin yoldaşıdır, adı da esfel-i safilindir. Diğeri zordur, dikenlidir, kişi nefsiyle cenktedir. Onun adı ahsen-i takvimdir. İstikametin müstakim olduğu, Kuran ve Sünnetin, samimiyetin, ahlakın, edebin, dürüstlüğün ve gönülden hareket etmenin şiar olarak kabul edildiği yol olan Ahsen-i takvim, Habil’in yoludur.

     Nitekim Adem (as) oğullarına İslam’ı tebliğ ederken her ikisinin de Allah’a bir kurban adamasını istemiş ve oğullarından Habil, nefsi ile cenge girip Allah için bir fedakarlık örneği olup, sahip olduğu güzelliklerin içerisinden en güzelini rabbine adamayı niyet etmiştir. Ve Allah, uğrunda nefsi ile sulhu olmayan bir cenge giren Habil’in adadığı hediyeyi kabul buyurarak bu istikametin müstakim bir neticeye vardığını haber verir. Bu yolun yolcusu olan bizler her daim nefsimiz ile sulhu olmayan bir cenge girmeyi göze almalıyız. Tabi ki, bizler bilmekteyiz ki, zor yolun yolcusu az olur. Nitekim Efendimiz (as) bir hadis-i şeriflerinde İslam’ın garip geldiğini ve garip gideceğini belirtmiştir. Bundan sebeptir ki, bu yolun yolcusu az lakin öz olacaktır. Bilmemiz gerekmektedir ki, dürüstlüğün bozulduğu, samimiyetin azaldığı, pragmatist düşünceyle insanların birbirlerine yardıma koştukları bir dünyada, gözler bu yolun yolcuları olan günümüz Habillerini aramaktadır.

     İnsanoğlunun önüne sunulan ikinci yol ise uhrevi kaygısı olmayan bedenlerin, nefsî arzularını kendine ilah belleyen şahısların, eğlence ve oyundan ibaret sandıkları bu dünya hayatını tek gaye sanan insanların gittikleri yol olan,  yolcusunun Kabil olduğu esfel-i safilindir. Kabil’in, Rabbine olan hediyesi kendisini zorlamamıştı, fedakarlık örneği taşımamaktaydı, hırs ve öfkenin, haset ve kıskançlığın, cimriliğin, fırsatçılığın boy gösterdiği bu yolda yürümek çok kolaydır. Nefsin her daim insan ile sulh içerisinde yaşayıp hayat sürdüğü bu yolun yolcuları,  ilk insanlıktan kıyamete kadar her daim var olacaktır.

     Günümüzde Kabil zihniyetli insanları görmek güç olmasa gerek. Günümüzde mal varlığı yerinde olan kimselerin, Ramazan ayı geldiğinde cebindeki kuruşların hesabını yapıp verdiği zekatı dünyevî bir kayıp gibi görmeleri bizlere bu yolun asla yolcusuz kalmayacağını göstermektedir. Eminim ki, okuyunca sizler bu örnekleri zihin dünyanızda çoğaltacaksınız. Çünkü yukarıda değinildiği üzere günümüz dünyasında bizler açısından Kabil’in yolunda olan yolcuları bulmak, görmek güç olmasa gerek.

     Geliniz hep birlikte yolumuzu tefekkür edip, sorgulayalım. Çünkü  İnsanların bulundukları bu iki önemli yolun kendine ait bir felsefesi, bir ilkesi ve birbirinden farklı öncelikleri vardır. Günümüz dünyasında hayat mücadelesi verirken gösterdiğimiz gayret, önem verdiğimiz önceliklerimiz, ilke haline getirdiğimiz hayat felsefemiz bizi hangi yolun yolcusu yaptığının farkında olmak ve buna göre yaşamak durumundayız. Gelelim tefekkürümüze ve soralım sahip olduğumuz ‘ben’lere..

1-Doğduğumdan itibaren hangi yoldayım ?
2- Hayattayken hangi yolu seçtim ?
3- Hali hazırda hangi yolun yolcusuyum  ?

Bu makale 1072 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Ev ve İnsan29 Eylül 2018

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2186  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 11500679  defa okunmuş ve 2745 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign