Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Kumru'nun Mütedeyyin İş Adamı Lütfi Amca

Ahmet ÇAPKU

18 Eylül 2018, 20:55

Ahmet ÇAPKU



Kumru’nun Mütedeyyin İş Adamı
-Lütfi Amca-
[Lütfi Yaylak]


Lütfi Yaylak Kumru’nun Yalnızdam Köyü’nden, Zembolarından, Mehmet Ali Efendi-Hidayet Hanım çiftinin ilk oğlu olarak 1926 yılında dünyaya gelmiştir. Kendisinin Ahmet, Mustafa, Behiye, Esme, Dudu isimli kardeşleri olmuş. İlk çocuk olması itibarıyla biraz ihtimam ve naz ü niyazla yetiştirilmiştir.

Zemboları, aslında Ünye’nin Zembek Köyü’nden Yalnızdam’a (Serkiz), Meri’ye (Beyceli) ve Korgan’a gelip yerleşmişler. Ancak Yalnızdam’a yerleşenin çocukları zamanla Tekke ve diğer yerlere mekan tutmuşlar. “Ben eski insanlar gibi yaşadım” diyen Lütfi Amca, ilk tahsilini, babasının Fizme’den ‘tuttuğu’ meşhur Tısko Hoca’dan (Mehmet Bice) almıştır. Tısko Hoca, 1938’lerde, Kur’an eğitiminin biraz sıkıntılı olduğu devrede Yalnızdam’a, onların evine gelerek talebe okutmuş. Bu işe yaklaşık on iki yıl kadar devam etmiş. Teftiş, denetim açısından Hoca’yı rahatlatmak amacıyla Mehmet Ali Efendi, “Hoca, sen hiç çekinme. Şu yerden yukarıya kimse gelemez” diyerek onun endişelerini izale edermiş.

Mehmet Ali Efendi, hocaları çok sever, onlara değer verir, mümkün mertebe evinde onları konuk etmekten memnuniyet duyan bir mizaca sahipmiş. Dolayısıyla evi bazı hallerde Tısko Hoca yanında Mırızo Ömer Hoca, Abdullah Hafız gibi birçok hocanın toplandığı, birlikte yemek yeyip cemaatle namaz kıldıkları, sohbet ettikleri bir mekan olurmuş. “Ben de hocaları çok severim” diyen Lütfi Amca, böyle bir ortamda büyümüş.

Lütfi Amca, ilkokulu Kumru’da okumuş dört yıl kadar. Beşinci senesinde öğretmenleri askere çağrılmış İkinci Cihan Harbi sebebiyle. Kendisi meraklı imiş okumaya. Cumartesi tatil günleri Çavuşlu, Kırağan mahallelerindeki hocalarda okumaya gidermiş. “Fakat, yetişemedim!” diyor gülerek. İlkokulu yaklaşık onsekiz yaşlarında böylece sona eren Lütfi Amca, akabinde Sarıkadıoğulları ailesinden Rahime Hanım ile evlenmiş. Bu evlilikten Muzaffer, Muammer, Hasan, Fikriye, Ayşe, Zeliha, Lütfiye adını verdikleri üç oğlu, dört kızı dünyaya gelmiş. “Böyle geldik, gidiyoruz artık” diyor. Çocuklarına dini tahsili imkan ölçüsünde vermişler. Babası, çocuklarından birinin hafız olmasını çok istemiş ancak bu mümkün olmamış. Kendisi de aynı durumu çocukları için düşünmüş, lakin bu da mümkün olmamış. Öyle anlaşılıyor ki, bu durum onun içinde bir ukde olarak kalmış.

Babası iki yaş küçük yazdırdığı için yirmiki yaşlarında askere gitmiş Lütfi Amca. (1948-51 arası). Kahraman Maraş’ta piyade eri olarak vatani hizmetini kurye/posta hizmeti olarak ifa etmiş. Karargahta rahatları yerinde, yemekleri güzel, haftada bir defa evrak işleri olacak şekilde bir askerlik hayatı olmuş. Dönüşünde ziraat işlerine atılmış. O vakitler Adapazarı, Zonguldak gibi yerlerde patates pek yok imiş. Kumru ve civarındaki patatesler de çok ufak olurmuş. Bir gün Fatsa’ya Rusya’dan patates gelmiş. Lütfi Amca o iri patateslerden alıp Puvaralan (Pınar Altı/Pınar Alanı ?) denilen yerde onlardan dikmişler ve çok verim almışlar. “Her biri yarım kilo oluyordu” dediği bu patatesleri önce Fatsa’ya oradan gemi ile Zonguldak’a götürüp satmışlar. Lütfi Amca böylece iş adamı diyebileceğimiz bir sürece girmiş anlaşılan.

1960’lı yıllarda Kumru’da hızar atölyesi açmışlar. İlerleyen süreçte 1985’lerde Petrol Ofisi bayiliği alarak Kumru’ya ilk sertifikalı benzinlik kurmuşlar. Benzinliği kurarken dönemin belediye başkanının ve diğer belediye başkanlarının yardımlarından sitayişle söz eder. Hâlâ daha şu araba yıkama yerini şuraya alsaydık iyi olurdu, diye hayıflanıyor. … Bu arada ziraatçilik bağlamında fındık işleri ile meşgul olmuş uzun yıllar. “Ben hiç çalışmadım, çalıştırdım” diyor. Dolayısıyla zihni öyle anlaşılıyor ki, her daim hesap kitap ile meşgul olmuş, bu da onun zihninin hep zinde olmasını sağlamış. “Yaradanıma çok şükrediyorum. Şu anda doksanlarımdayım. Sağlığım, sıhhatim yerinde. Hiçbir yerimden şikayetim yok” diyen Lütfi Amca, “Yakında olacak işler için hep plan yaparım” diyor. “Keder insanı kocatır. Ben sadece kendi yapabileceğim şeyi yaparım, kaldıramayacağım işin altına girmem” şeklinde ilave ediyor. Onun için işlerinde bunalmamış. Çocukları da ona yardımcı olmuşlar. Oğlu Muzaffer Bey’in yardımlarından söz ediyor. Diğer oğullarından biri Kumru’da beton işleri, bir diğeri ise kereste işleri ile meşgul imiş. İşlerini şirket olarak yürüten aile için Lütfi Amca, “Hepsinin başında ben varım ama ne bişi anlıyorum ne karışıyorum. Çocuklarım çok dürüsttür, birbirilerine saygıları sonsuzdur” diyor.

Düzenli bir iş hayatı için şu tavsiyelerine kulak vermek gerekir: “En başta dürüstlük önemli. Verdiğin malın ne olduğunu söyleyeceksin. Özürlü mal varsa bunu alıcıya söyleceksin. Aldığını vadeli almış isen borcunu vaktinde ödeyeceksin. Buna itibar (kredi) derler. Ben hiç borçlu yaşamadım. Onun için dürüst olmak gerekir. İnsan kaldıramayacağı yükün altına girmemeli.” Bu noktada Lütfi Amca’nın yaşadığı şu hatıra dikkate değerdir. Bir keresinde tarla almış. Tarlayı satan ile ona komşu olan arasında sınır meselesi varmış. Bu durumu gören Lütfi Amca, tarlasının sınır kazığını (fıraktı, çit) “Bir adım beriden çaktım kazığı. Ne olacak yahu ? Bunun için kavga edilir mi ? Benim işim huzurlu, rahat olacak. Mal mülk gelir gider, mühim olan ahlakı, huzuru korumak.” diyor ki, bu da onun iş hayatında zihnin dinginliğini korumak adına icabında feragatta bulunduğuna işaret ediyor. “Dünyada kötülük yapmayacaksın. Yapanı da icabında işitmeyeceksin, işine bakacaksın. Fakat cana tak dediğinde duramazsın tabi. Ben hiç kavga etmedim, edeni ayırdım !.. Kavga niye olsun ki. Diyelim paranı alamadın, süre verirsin, gün tanırsın. Baktın vermiyor, devletin mahkemeleri var, onlar halleder.” Onun bu özelliğinden olsa gerek ki, onların işyerinden emekli olanlar onlara gelir, sohbet ederlermiş. “Bu benim hoşuma gidiyor. Bu insanlar bizden memnun olmasalar bize gelip de sohbet ederler mi” şeklinde düşüncesini dile getiriyor.

“Allah bize ne istesek verdi. Bundan iyisi mi olur. Huzur, rahatlık var. Çol çocuk, torun hepsi var. Hepsinde de namaz abdest var. Fakat hafız çıkaramadık, içimde bir ukde olarak kaldı” şeklinde içinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi dile getiren Lütfi Amca, “Hafızlık, kişinin içinde olacak ki yapabilsin. Zorlama ile olmaz. Kişi işini severek yapmalı, sevmezsen o işten hayır çıkmaz, yürümez.” İfadeleri aslında hemen her iş için geçerli bir durumdur. Hayata yeniden gelse yine ziraat işleri ile ilgileneceğini belirtir kendisi. “Benim aklım başka işe ermez!” diye gülerek latife ediyor. 

Hemen her gün imkan ölçüsünde Kur’an okuduğunu (ki, tecvidi iyi imiş), özellikle Cuma geceleri buna dikkat ettiğini ifade eden Lütfi Amca, malının mülkünün zekatını vermeye çalışmış. Bu konuda “İlla hesap etmiyorum. Ancak fakiri fukarayı gözetip veriyoruz” diyor. “Tısko Hoca beni çok severdi. Bundan dolayı kendi oğluna benim adımı verdi” şeklindeki cümlesi, onun hocası tarafından takdir edildiğine işaret eder. 2018 Kurban Bayramı arefesinde (20.08.2018) kendisiyle hasbihal ettiğimiz Lütfi Amca, her haline şükreden, sağlığı yerinde görünen biri idi. Ancak midesinden biraz rahatsız imiş. Onun bu hastalığı kısa sürede nüksetmiş ve vefatına sebebiyet vermiş. 15 Eylül’de telefonuma gelen bir mesaj Lütfi Amca’nın vefat ettiğini bildiriyor, 16 Eylül 2018 Pazar günü ise cenazesinin olduğunu haber veriyordu. Kumru’nun yaklaşık bir asırlık çınarı konumundaki Lütfi Amca, mütedeyyin bir iş adamı olarak hafızalarda kalır ümidindeyim. Kendisine rahmet diliyorum.

Hâmiş: Yazının gözden geçirilip tashihine katkı sağlayan Murat Yaylak beye teşekkür ediyorum.

Bu makale 1037 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13604420  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign