Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

EN SON HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

Kabristan ve İnsan

Büşra Nur ÇAPKU

28 Ekim 2018, 00:18

Büşra Nur ÇAPKU



        Kur’an’da “…(Allah) Âdem’i topraktan yarattı…” (Al-i İmran, 59) buyurulur. Yaratıldığımız maddenin özellik ve niteliklerini, müspet ve menfi hallerini üzerimizde bir sır gibi taşıyoruz. Bildiğimiz bir gerçek daha vardır ki, ne kadar yaşarsak yaşayalım, nihayetinde “Her canlı (nefs) ölümü tadıcıdır.” (Al-i İmran, 185). Her ölenin, kıyamete kadar konakladığı yeni yurdu ise, genel manada, kabristan oluyor.

        Eskilerin kabristan anlayışıyla günümüzdeki kabristan anlayışı ve yaklaşımı arasında epey fark var. Eski evlerde, çocukların oyunlar oynadığı, her vakit hemhal olunan, hayatın ve ölümün iç içe oluşunu daima akılda ve hayatın akışında canlı tutan bir gelenek vardı. Sanırım bu bakış açısıyla ilgili olsa gerek ki, bahçelerde yahut camilerin avlularında kabirler karşımıza çıkar. Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Camii’nde bunun örneğini görebilmemiz mümkün. Günümüze geldiğimizde, ölüm hayattan olabildiğince uzak tutulmaya çalışılıyor sanki. Kabristanlar şehirlerin dışına, morglar hastanelerin en ücra köşelerine yerleştiriliyor modern düşüncenin bir neticesi olarak. Oysa ki, gözden ırak tuttuğumuz şeylerin varlığını inkâr edemeyiz. Mesafe olarak uzağında olmak onu yok etmez. Gerçeklerden kaçarak ne kadar yaşayabilir ki insan? Biz inananların en dikkate değer gerçeğidir ölüm. Mevlana Hazretleri “Şeb-i Arus” yani düğün gecesi olarak betimler ölümünü. Bu anlayışın bir yansıması olarak Yahya Kemal, ‘Koca Mustâpaşa’ isimli şiirinde şu mısralara yer verir:

    Mânevi çerçeve beş yüz senedir hep berrak / Yaşıyanlar değil Allah’a gidenlerden uzak.
    Bir bahar yağmuru yağmış da açılmış havayı / Hisseden kimse hakîkat sanıyor hulyâyı.
    Ahiret öyle yakın seyredilen manzarada / O kadar komşu ki dünyaya duvar yok arada.
    Geçer insan bir adım atsa birinden birine / Kavuşur karşıda kaybettiği bir sevdiğine.
    Serviliklerde sükûn, yolda sükûn, evde sükûn / Bu taraf sanki bu halkıyle ezelden meskûn.


       Yanına vardığımızda huzur bulduğumuz insanların ölümü, bu hissi yok eder mi? Onu konakladığı yeni yerinde ziyaret etmek de yanına varmaya dahil değil midir? Bu düşünceler kabristana bakışımızı güzelleştirir kanaatindeyim. İbrahim Tenekeci, önemli kararlar alacağı zaman bir kabristana gittiğini söyler. Ne anlamlı bir hareket… İnsan, faniliğini iliklerine kadar hissettiği bir ortamda düşünmeye başladığında, kararlarında da isabetli olacaktır. Böyle bir yerde hırs, haset, intikam vb. gibi kötü hasletlerin adı bile geçmez olur. Zaten hayatımızı mahveden zararlı duygular, bunlar değil midir?

        Kabristan bana iyileri hatırlatıyor. Herkesin cennete gitmek isteyip de ölmek istememesinden mülhem iyi insanların ölümü, onların cennet vasıtasıdır diye düşünürüm. Kabristanda dolaşmak, eğer kabir tanıdığım birine ait ise onunla konuşmak, başında Kur’an okuyup onun ruhuna bir hediye ikram etmek iyi gelir bana. Bizim köyün kabristanının ismi “Güllük”. Orada muhteşem bir su kaynağını, belki asırlık dut ağaçlarını, kabirlerin başında Allah’ı temsil makamında ‘elif’ gibi büyüyüp gitmiş servileri görebilmeniz mümkün. Adı bile insanın içini ferahlatıyor. Burada atam dediğim, neslinden geldiğim insanların yanı sıra yakından tanıdığım, sohbet ettiğim yahut sohbetinde bulunduğum, beraber yürüdüğüm, aynı hatıraları paylaştığım, bir fotoğraf karesine beraberce tebessüm ettiğim insanlar var. Ziyaretlerine gittiğimde hayattan sıyrılmakla, hayatta olmak arasındaki narin bir çizgide dolanıyorum. Kırgınlıklarım, kavgalarım yok oluyor ve dinleniyorum. Bir tavsiye olarak, en iyi sır saklayanlar onlardır, diye ekliyorum.
        Çocukluğuma dair hatırladığım en net hatıralardan biridir kabristan ziyaretleri. Amcam yahut babam elimden tutar, yanına vardığımız insanın kim olduğunu tanıtır, ne okumam gerektiğini ve nasıl dua etmem gerektiğini söylerdi. Şimdi bana bıraktıkları bu güzel hatırayı benden sonraki nesle aktarmaya, onları özellikle ziyaretlere götürmeye çalışıyorum. Miras dediğimiz, sadece para değeri olan şeyler değildir, öyle değil mi? Bir Konya hatırası olarak Üçler Mezarlığı ile yazımıza devam edelim. Burada Mevlana Hazretlerinin talebeleri, dervişânı, ailesinden olanlar var. Tahir Büyükkörükçü hocanın kabri de burada. Malûm, yer Konya olunca kabristan da büyük oluyor. Kabristan sokaklara bölünüyor ve tabelalar asılıyor. Buraları ziyaret etmek bize huzur veriyor. Adımlarımız dahi hafifleşiyor.

         Gelelim Medine’de bulunan Cennetü’l Baki‘ kabristanlığına. Türklerin âdet ve usûllerinden farklı olarak, hafifçe yükselmiş toprağın başında bir tane taş görüyoruz. Ziyaretler belirli ve kısıtlı saatlerde oluyor. Bayanlar ikindi namazının akabinde demir parmaklıkların ardından seyredebiliyor bu diyarı. Kabristanın sevileceğini öğrendiğim yerdir burası. Efendimiz’in (sav) ailesi ve ashabı, Uhud şehitlerinin bir kısmı burada. Cennetü’l Baki‘ kabristanında hissettiğimiz şey, mihmandarlığını yaptığı insanların latif ruhlarından mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama insan, bu diyardan ayrılmak istemiyor. Onun için ruhun huzur bulduğu mekanlar arasında zikredebiliriz kabristanları. Oranın sâkinlerini ziyaret etmek gerek. Zira hayat, vefasızlıklara yer verilmeyecek kadar kısadır. 

Bu makale 487 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Azmi Gürgezoğlu28 Ekim 2018

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2199  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 11683353  defa okunmuş ve 2748 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign