Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Süleymaniye’ye Doğru

Büşra Nur ÇAPKU

03 Haziran 2019, 02:05

Büşra Nur ÇAPKU

        Yürümek, yolda olmak, yola çıkmak lakin yoldan çıkmamak. Böyle diyor büyüklerimiz. Nasihat istediğimizde kulağımıza bunları fısıldıyorlar. Çünkü insan böyle böyle olgunlaşıyor. Bir mühim nasihat daha var: “Evvel refîk, ba’de tarik” –‘önce yoldaş, sonra yol’.

        Telefonda “Gitmeyi isteyip de gidemediğin bir yer var mı ?” diye sorarken, yoldaşımın güven veren sesi kalbimi kaplıyor ve hiç düşünmeden cevap veriyorum: Süleymaniye Cami! Hemen rotayı oluşturuyor ve Üsküdar’da buluşmak üzere sözleşiyoruz. Vapurla evvela Eminönü’ne geçecek, oradan Fatih’e gidip usulca Süleymaniye Cami’ne doğru yürüyeceğiz. Eminönü’nden otobüse bindiğimizde bana etrafı tanıtmaya başlıyor yol arkadaşım. Hayretimi gördükçe şevki artıyormuş gibi hissediyorum. Benim İstanbul’a olan sevdamı bile seviyor.


     Fatih Camii’ndeyiz. Önce etrafı seyran ediyoruz birlikte. Namaz kılmadan önce uzun uzun insanları seyrediyoruz: Caminin içinde korkusuzca emekleyen afacanı, yakalamacılık oynayan çocukları, ailelerin çocuklarını seyredişlerini… 
    
 
      Namazdan sonra kol kola girip yürümeye başlıyoruz. Semtin adı “Vefa”. Yolumuzun üstünde Şehzade Camii var imiş. Önce namaz kılıyor ve ardından kabristanı ziyaret ediyor, huzuru hissediyoruz. Yoldaşım bu semtin meşhur bozasından bahsediyor, Vefa Bozacısı. Leblebiyi bozacının karşısındaki dükkândan alıyoruz. Hoşuma gidiyor. Bozacı da leblebi satabilirdi pek tabi. Lakin esnaflık ve diğergamlık dediğimiz duygular yaşatılıyor buralarda. Bozanın ardından yürümeye devam…






          
Şimdiki adımlarımız Süleymaniye’ye doğru. Camiye güney tarafından, meydan çeşmesinin bulunduğu yerden giriyoruz. Cemaatle namaza yetişiyoruz. Lakin imamın okuduklarını bilmesek zor anlayacağız. Ulaştığımız teknoloji güzel bir akustik sağlanmasına el vermiyor. Mimar Sinan vaktiyle istenen akustiği elde edebilmek için kubbeye altmış dört adet küpü, ağız kısımları iç mekâna dönük olacak şekilde daha kubbe örülürken belirli seviyelerle sıralamış. Bu bilgi ve günümüzdeki hâl içimi acıtıyor.



         Cami kandillerle aydınlatılıyor imiş. Kandillerden çıkan is için Mimar Sinan is odası inşa etmiş. Bu odada biriken islerden mürekkep oluşuyor. Bu mürekkebi, padişah devlete ait evraklarda kullanıyor. Denildiğine göre silinmesi mümkün değilmiş.

         Peki Süleymaniye sadece camiden mi ibaret? DİA’da [Diyanet İslam Ansiklopedisi] şöyle bir cümle var: Hem şehircilik ilkelerine hem de insan hayatının farklı boyutlarına yön veriyor. Geniş bir alana yayılan külliyede zamanının sıbyan mektebi, medreseler, dârülkurrâ, dârüşşifa, kervansaray, hamam, çarşı ve dükkânları içinde barındırıyor. Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan’ın türbesi, aynı zamanda mimarı, yani Mimar Sinan’ın da türbesi burada.
 




    
   Deniliyor ki, yedi yıl süren inşaatın en zor zamanlarında çalıştırılan hayvanlar için bile bir program yapılmış, dinlenme ve çayırda otlatma saatlerine de dikkat edilmiş ki, hiçbir canlının hakkına girilmesin. Zamanın Şeyhülislam’ı Ebu’s-Suud Efendi’nin temele ilk taşı koymasıyla inşaat başlamış ve çalışanların abdestsiz olmamasına çok dikkat edilmiş. Anlatılan her şey hissedilen ruhaniyeti destekliyor, şekillenmiş hâli oluyor sanki.





        Namazdan sonra avluya çıkıyor ve muazzam bir İstanbul manzarasına muhatap oluyoruz. İstanbul şairi Yahya Kemal’in:

                          “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
                            Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
                            Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
                            Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.”
dediği yerdeyiz.

 
 Etrafında dolandıkça daha da büyüyerek içimizi kaplıyor sanki bu ulu mâbed. Avludaki çınar ağacının etrafında tavaf ediyoruz. Gövdesini kollarımızla çepeçevre sarabilmemiz için en az bir kişiye daha ihtiyacımız var. “Sessizlik sır saklamaz” diyor şair. O sustukça biz daha derin düşünmeye başlıyoruz. Kim bilir hangi sevinçlere, hangi dayanılmaz hüzünlere şahit oldu? Kim bilir kimin eliyle dikildi de bugün altında biz gölgeleniyoruz? Tarihin en büyük tanıklarından biriyle tanışıklığımız başlıyor böylece…
                           “Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
                              Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir,
                              Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir.
                              Bir geliş var! Ne mübarek, ne garip âlem bu!
                              Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu…”

 
    

   1918 yılında, Külliye’nin birinci ve ikinci medreselerinin kitaplık haline getirilmesiyle meydana geliyor Süleymaniye Kütüphanesi. Zamanımızda Türk-İslam kültürünün ana kaynaklarından olan yazma ve Arap harfli eski basma eserleri bünyesinde barındıran, yerli ve yabancı araştırmacılara uluslar arası düzeyde hizmet veren bir kuruluş durumunda. Kütüphaneye bağış yolu ile gelen kitapların da kaydı yapılıyor ve bağış olarak gelen kitaplar belirli bir sayının üzerinde olursa bağış yapanın adına bir bölüm açılıyormuş. Aklımızda bulunsun.

      Camiden, geldiğimiz kapıdan ayrılıyoruz. Çıkıyoruz demedim,  ayrılmak kelimesi daha anlamlı. Dilimizde Yahya Kemal’in mısraları:
                   “En güzel mabedi olsun diye en son dinin
                     Budur öz şekli hayal ettiği mimarinin.
                     …
                     Uhrevi bir kapı açmış buradan gökyüzüne,
                     Taa ki geçsin ezeli rahmete ruh orduları…”    
          
                                                                                                     31 Mayıs 2019/26 Ramazan 1440
 

Bu makale 192 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Arife Çiçeği10 Ağustos 2019

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2217  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 12807143  defa okunmuş ve 2754 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign