Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Lokantacı Halil Amca

Ahmet ÇAPKU

06 Eylül 2019, 22:49

Ahmet ÇAPKU

      

Lokantacı Halil Amca

[Halil Topalcı]


       Eskiler, “Şerefü’l-mekân bi’l-mekîn/bir yerin değeri, oradaki kişilerle ilgilidir” derlermiş. Bir mekânı önemli kılan, orayı sükûnet (huzur) iklimi kılanlarla mümkündür. Bir gencin mizacının oluşup kıvama ermesini, büyüklerimiz ‘durulmak’ kelimesi ile ifade ederler. ‘Durulmak’ aynı zamanda bir kişinin meskende sâkin olup sükûnete ermesiyle kendini gösterir. Bu hali bir şehir açısından düşünürsek, orada kişiliğiyle etrafına adeta sabite sağlayan kişilerden söz edebiliriz.

...

        Halil Amca’nın ataları aslen Tokat’tan gelip Kumru’nun [eski adıyla Kumlu] Gebekse (Ortaca) denilen muhitine yerleşmişler (iskân). Keleşoğulları sülalesinden olan dedesinin babası Abdullah Aydoğan imiş. Dedesi (Kara) Mahmut ise Gebekse’ye komşu Kadıncık’a mekan kurmuş. (Eskiden bu iki köy birleşik imiş). Kendisi Osmanlı-Rus harbinde kayboymuş, bir daha haber alınamamış. Soyadı kanunu çıkınca Aydoğan yerine Topalcı soyadı alınmış. Babası Yusuf Efendi (nüfusta Mevlüt Nuri), çocuk yaşlarında babasından mahrum kalınca ona Halil Efendioğlu[1] Mazhar Kumru kol kanat germiş. Yusuf Efendi uzun yıllar çobanlık yaparak hayata atılmış. Halil Amca’nın annesi olan Fizme Köyü’nden Ayşe Hanımefendi’nin babası da Osmanlı-Rus harbinde vefat etmiş. Babası (d. Hicri 1314) ile annesi (d.hicri 1316) arasında iki yıl yaş farkından söz eder. Mazhar Efendi, Halil Amca’nın anneanne dediği, Said Kadı’nın kızı Saime Hanım’la evlidir. Çocukları olmayınca Saime Hanım, yanına bir evlat almak ister. Ona, Fizme’de bir yetim kızı olduğunu haber verirler. Halil Amca’nın annesi, böylece onun yanında büyür. Evlenme çağına gelince, onu Yusuf Efendi ile evlendirip yuvasını kurarlar. Nitekim Saime Hanım’ın yıllar sonraki vefatı, yanına alıp yetiştirdiği ve yuvasını kurduğu Ayşe Hanım’ın kucağında olmuştur…  

        Yusuf-Ayşe çiftinin bu evliliğinden Fatma, Mahmut, Emine (müteveffa), Halil, Mehmet (vefatı yaklaşık 1945), Kemal, Kâtibe, Cemal, Celal isimli çocukları dünyaya gelmiş. Halil Amca, ailenin dördüncü çocuğu olarak 1940’larda doğmuş. Ancak gerek afacan tavırları ve gerekse babasının kırklı yaşlarında 1959’da vefatı sonrası annesine yardımcı oluşu sebebiyle, ailenin idaresinde, kendi ifadesiyle, annesinden sonra ikinci kişi konumunda bulunmuştur. Biraz otoriter yapılı olduğunu belirttiği annesi, kocasının vefatından sonra otuz yıl boyunca evin işlerini/geçimini, çocukların yetiştirilmesini deruhte etmiş bir Anadolu kadınıdır. (vefatı 1989). Ayşe Hanımefendi, önceleri Kumru’nun önde gelen ailelerinin çamaşırlarını yıkar, ziraat işleriyle uğraşır ve ailenin geçimini sağlarmış. Daha sonraları ise (bugünkü Kumru Atatürk İlkokulu’nun yerinde olan) Atatürk Lisesi’nin yerinde bulunan okulda müstahdem diyebileceğimiz bir iş üstlenir. Talebelere süt pişirir, okulun temizlik işleriyle uğraşır. Bundan dolayı kendisine Sütçü Ayle lakabı verilmiş. Ve oradan emekli olur. Böylece hemen bütün çocuklarını yetiştirmiş, baş göz etmiş, aralarında herhangi bir ayırım yapmadan onları hayata hazırlamış.

           Halil Amca’nın çocukluğu, bugün evlerinin de bulunduğu Sarayönü denilen yerde geçmiş. Yedi sekizli ve sonraki yaşlarında Fizmeli Şevki Hoca, Hamzaoğlu Rüşdü Hoca, Tevkür’lü Osman Hoca ve Hasan Hoca gibi mahalle hocalarında ilk dinî bilgilerini almış. Okuma yazmayı gece kurslarına katılarak öğrenecek ve oradan belge alacaktır. Bu belge, ehliyet almasında epey işine yaramış anlaşılan… Ergenlik dönemlerinde Bafra gibi yerlerde çobanlık yapacak ve evin geçimine katkı sağlayacaktır. Onun bu hayatı onsekizli yaşlarına kadar devam etmiş olsa gerek. Çünkü o yaşlarında iken babasını kaybetmiş ve annesinin yanına gelmiştir. Çünkü annesi, kocasının vefatı üzerine geçim açısından zor durumda kalınca oğlu Halil’i yanında görmek istemiştir. Biraz maceralı bir evliliğinden söz eder Halil Amca. Lakin resmî evliliği, askerliği sonrası gerçekleşmiştir. Elmas (kayıttaki adı Hasime) Hanımefendi ile yirmi sekiz yaşlarında iken dünya evine girmiş (13. 04.1969) ve bu evlilikten Aydın (çocuk iken vefat etmiş), Harun, İbrahim, Şükran, Şükriye (çocuk iken hastalanıp vefat etmiş), İsmail adını verdikleri çocukları dünyaya gelmiştir.  

            Boyu ve kilosunun yetersizliği sebebiyle epey süre askerlik vazifesine gidememiş. Nihayet 1946 doğumlularla askere alınmış hekim raporu ile. Acemi birliğini jandarma eri olarak Bilecik’te (Temmuz 1967), usta birliğini ise Diyarbakır Lice’de îfâ etmiş. İki yıllık askerlikten sonra memleketine dönmüş (1968 Ağustos). Artık iş hayatına atılacak ve ayakları üzerinde durmanın mücadelesini verecektir. Bu açıdan 1970 Ocak’ında dört masalı bir lokanta açmaya karar verir. Lokanta yemekleri üzerine epey tecrübeli olan (aşçı) Necati Köçek’le Kumru’da lokanta işine girerler. Cevat Tap ve fırıncı Hasan Yalçova da ortaklığa dahil olur. İşler düzene girer ve Halil Amca her gün hesap kitap işleri ile meşgul olur. Meydan Lokantası adını verdikleri yer ilçede artık adını duyurur. Ortaklardan ikisi ayrılınca Necati Bey ile birlikte lokanta işinde yollarına devam ederler. Bir iki yıl sonra Necati Bey’in İstanbul’a geri dönmesi gerekince Ömer Naycı ile anlaşarak ortak şekilde lokantayı işletirler. Dört sene kadar bu durum devam eder. Ticarette karşılıklı itimat esastır.  

          1975 Ekim’inde Afiyet Lokantası adını verdikleri yeni yerlerine taşınırlar. Almanyalı Abdullah Günaydın’ın oğlu Yakup Günaydın’ın da katılımı ile birlikte üç ortak artık mezkûr lokantayı işletirler tam onyedi (17) yıl boyunca. Şu kadar sene boyunca aralarında en ufak bir anlaşmazlık olmaz! Hatta bir seferinde tanıdığı bir dostu, şaka yollu olarak kendisine; ‘Yahu, üç ortaksınız ve aranızda hiçbir anlaşmazlık, kavga yok. Hiç olmazsa bir kereliğine olsun aranızda bir tartışma çıksın da biz de gelip sizi sulh edelim!” şeklinde mizah yapar. Yıl 1992’ye geldiğinde Halil Amca açısından biraz huzursuzluk kendini gösterir. Zira yeni lokantalar açılmış, bazı yemekler müşteriye eşantiyon kabilinden verilmiş ve kendi lokantalarının müşterilerinden bazıları artık oraya gelmez olmuştur. Halil Amca bir kere işkillenmeye başlamış ve onun nazarında bu işin tadı artık kaçmaya başlamıştır. İş arkadaşlarına meselenin gidişatından ve artık lokantanın kapatılmasından söz eder. Anlaşırlar ve böylece Afiyet Lokantası sessiz sedasız kapanır.

Halbuki ilgili lokanta şu kadar yıl boyunca hiç kapanmamıştır. ‘Gecede üç saat uykumuz olurdu’ diyor Halil Amca. O sıralar Kumru’da şu kadar lokanta olmasına rağmen Afiyet’in önünde kimi zaman sıra bile oluşurmuş. Ben bunun sebebini, bir ölçüde Halil Amca’nın çalışma ahlakında görmeye tarafım. Zira annesi, ondan, lokantada hemen her gün bir fakirin kendi hesabına/sevabına doyurulmasını istemiştir ve bu isteği oğlu tarafından yerine getirilmiştir. Halil Amca nice fakiri orada kendi hesabına kaydedilmesi şartıyla doyurmuştur. (Muhtemelen diğer ortakları için de aynı hususu dile getirmek mümkündür). Halil (Tatlıgül) Hoca ile irtibatı üst seviyede olunca mesele biraz daha ciddiyet kesbetmiştir. Çünkü Halil Hoca, adaşı Halil Amca’ya, ticaret işine girenlerin zamanla daha fazla kâr elde etmek için bir takım olumsuzluklara başvurabileceğini ve kalbinin katılaşabileceğini söylemiş ve iç dünyasını bu açıdan sürekli murakabe etmesini/denetlemesini önermiştir. Devamında ise ‘Siz bu işe devam edin. Çünkü ben bu muhitin insanlarını tanıyorum ve bu lokantaya geldiğimde burada yemek yiyen fakirleri de görüyorum. Mümkün ise sen, pencereden bakanlara da yemek ikram eyle…’ diye öğüt verir. Halil Hoca’nın bu öğüdü, Halil Amca için adeta bir vecibe olarak anlaşılır ve uygulanır. Bir başka husus ise Cuma saatinde ticaret yapmanın dînen uygun olmadığı (bkz. Cuma Sûresi, Ayet 9) kabulünden hareketle ortaklarıyla birlikte anlaşarak o saatte lokantayı kapatırlar. Halbuki o saatte nice memur, orada yemek yemek için beklemektedir. Çünkü Afiyet Lokantası, yemeklerin pek çok çeşidini bünyesinde barındırdığı gibi nezahet açısından da adından söz ettirir. Müşteriye karşı nezaket de buna ilave olunabilir. Kumru’ya gelen nice ileri gelir zevâtın buyur edildiği yer imiş mezkûr lokanta. Bu açıdan müşteri memnuniyeti bir ilke durumundadır. Halil Amca, 1981’de Medine’ye inşaat işleri için gitmiş olsa bile ortaklıkları hep devam etmiştir. Karşılıklı anlayış ve güven içinde üç ortak yıllarca adı geçen lokantayı işletmiştir. 

                1993 sonrasında Halil Amca artık köyüne çekilir. Hayvancılık ve ziraat işleri ile meşgul olur. Kalça rahatsızlığı sebebiyle epey tedavi görür. Kendisi özellikle iş hayatına atılan gençlere kâr/menfaat merkezli bakış yerine kaliteyi esas almalarını tavsiye ediyor. İnsanlıklarından (şahsiyet) ödün vermemelerini salık veriyor. Kumru’yu eskiden beri bildiğini ve içinde yaşadığını, bugünkü halinin iyi bir seviyede bulunduğunu belirtiyor. Çevre temizliği, mimari (estetik) ve diğer açılardan yapılacak çalışmalarla daha ileriye taşınmasının yerinde olacağını ifade ediyor. Kendisi Sarayönü denilen mevkideki evinin balkonundan ve bahçesinden Kumru’yu ve köylerini temaşa ediyor. Genç iken harika türküler söylermiş! Şairlik yönü olsa idi çok güzel şiirler yazabileceği bir mekanda hayatına devam ediyor. Kendisine sağlık, afiyet diliyorum.


 Not: Yazıyı okuyup gözden geçiren İbrahim Topalcı’ya teşekkür ediyorum.



[1] Halil Sıtkı (Kumru). Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk milletvekillerindendir. Kabri, Kumru Merkez Camii haziresindedir.  Mezar taşında şu bilgiler kayıtlı: Ordu Mebusu Halil Sıtkı Bey. D. 1865. Ö.1928. Ruhuna Fatiha.

Bu makale 284 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13674883  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign