Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Türk İslam Kültüründe Kapı Tokmakları

Ruveyda YOKSUL

06 Eylül 2019, 23:13

Ruveyda YOKSUL

         İslam kültüründe mimariye büyük önem verilmiş, bu dalda birçok yapı meydana getirilmiştir. İslam mimarisinin oluşumunda Türkler’in büyük rol üstlendiğini söyleyebiliriz. İslam mimarisinin zirveye ulaştığı dönemler Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine aittir denilebilir. Sahip oldukları yahut fethettikleri her yerde bu mimariyi meydana getirmiş oldukları muazzam eserlerle göz önüne sermişlerdir. Birçok mimaride gösterilen ince sanat anlayışı, en ufak ayrıntılarda dahi kendini göstermiştir. Nasıl ki, tarihimizde ihtişamlı kapılar inşa edilmişse, bu kapıların tokmaklarına da aynı önem verilmiştir. Türkler’in de öncülük ettiği İslam mimarisinin zenginlikleri, çoğu kapıların tokmaklarında yahut kollarında görmek mümkündür.

Kapı tokmakları, dışarıdan gelenlerin ev sahibini haberdar etmek için kullanılırken kapıların süsleme kompozisyonlarının tamamlanmasına da katkı sağlamıştır. Ecdat yadigârımız olan bu mimari elemanlar aynı zamanda bu topraklarda ortaya konulan maden sanatının da geldiği noktayı bizlere aktarmaktadır. Anadolu toprakları üzerinde yer alan geleneksel konut mimarimizde kapı tokmakları son derece zengin bir çeşitliliğe sahiptir.[1] Bu çeşitlilik şehirden şehire değişebilecek kapasiteye sahiptir. Mesela Tokat ve Kastamonu evlerinin kendi muhitine mahsus kapı tokmakları mevcuttur.

 

Tarihte kapı tokmakları ve halkalarından MÖ. 9. yüzyılda söz edildiği bilinmektedir [Göktaş Kaya 2010: 344]. Anadolu Selçukluları dönemine ait en eski kapı tokmağı örneği Cizre Ulu Cami’nin tunç malzemeden yapılan kapı tokmağıdır. Türk mimarisinin zîneti olan kapı tokmakları ve halkaları daha çok sivil yapılarda karşımıza çıkmaktadır. Ana işlevi ses çıkartmak olan tokmaklar, konutların giriş cephesini süslemelerinin yanı sıra devrin sanat görüşü ve anlayışını dile getiren eserler oldukları için ayrı bir öneme sahiptir [Taner 1979: 8]. Bunların dışında tokmak ve halkalar ev sahibinin doğup büyüdüğü coğrafya, mensubu olduğu din, mesleği ve ekonomik durumu hakkında da bilgi vermektedir [Sayan 1997: 110]. Alt tabaka toplumlarda kapı tokmakları basit formlu, demir malzemeden ve küçük halkalar şeklindedir. Sosyal ve ekonomik durumu orta halli olan topluma ait evlerin kapı tokmakları pirinçtendir. Ekonomik zenginliğe sahip kesimler ile yöre ağalarının evlerinde görülen kapı tokmakları ise süsleme ve görsellik bakımından ön plana çıkmaktadır.[2]

 

Kapı tokmaklarını Türk kültürü açısından değerlendirmek gerekirse İslamiyet öncesi ve sonrası dönem olarak ikiye ayırabiliriz. İslamiyet öncesinde, eski Türkler’de kapı tokmakları hayvan motifleri ile ünlüydü. Çünkü Türkler, kuvvetli bir hayvana ait biçimlendirilmiş nesneyi üzerlerinde veya yakınlarından bulundurmakla o kuvvetin kendilerine geçmesini ümit ediyorlardı. O yüzden dönemin ustalarının en popüler şekli, güçlü hayvan motifleriydi. Bahsi geçen dönemde en çok aslan ve yılan motifleri tercih ediliyordu. Bu inançlar o kadar uzun sürmüştür ki, Selçuklu hayvan kompozisyonlarının Orta Asya inançlarına bağlı sembolik anlamlar taşıdıkları anlaşılır. Aslan, sfenks, kartal, grifon gibi hayvanlar, kullandıkları yere göre bazen hükümdarlık bazen de ölüm sonrası yaşam ve cennet sembolü olarak yer alıyordu. Bu figürler zaman içinde değişime uğramışlar, İslamiyet'in kabulünden sonra hayvan ve insan tasvirleri azalmaya başlamış ve bir süre sonra da yok olarak yerlerini sade şekillere, halkalara, oval ve yuvarlak formlara, çiçek ve el motiflerine bırakmışlardır. Osmanlı döneminde ise tokmaklar, mahremiyeti koruyan en önemli araçlardan biri olmuştur.

Osmanlı döneminde kapı tokmakları verdiği mesajlarla ön plana çıkar. Bu dönemde tokmaklar, şekillerine hatta çıkardıkları seslere göre farklı anlamlar taşırdı. Kimi kapıların üzerinde ana tokmakların altında ikinci bir tokmak vardır. Kapıdan büyük tokmağın sesi geliyorsa, gelen misafir erkek, küçük tokmağın sesi geliyorsa gelen misafir kadındır. Zor durumda kalan birinin kapı halkasını tutması kapıya sığınmak anlamındadır.[3]

 


        Kapı tokmaklarında kullanılan bu sanat İslam dünyasının hatta daha da daraltmak gerekirse İslam dinini seçen Türkler’in mimariye ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Sanatı hayatın merkezine koyan, gözle görülecek her yapı ve mimaride estetiğe önem veren bir kültürün evlatları olarak günümüze değin bu sanat anlayışını korumaktayız. Kültürümüzde çok eskilere dayanan bu sanat anlayışı şimdilerde değerini -eskiye nazaran- yitiriyor olsa da en azından var olan sanatı korumakta büyük çaba sarf ediliyor. Kapı tokmakları bir kültürün içinde bulunduğu ideolojiyi yansıtmakla birlikte o kültürün ahlakî değerlerini, insanlar arası ilişkileri ve mahremiyetin önemini de yansıtıyor.

El formundaki tokmaklarda kimi elde yüzüğün hiç olmaması, kimi elde orta parmakta veya yüzük parmağında yüzüğün olması ev sahibinin bekar, evli ya da dul oluşunu simgeler. Eve gelen konuk tanıdık biriyse kapıdaki halkayı, yabancıysa kapı tokmağını vurmaktadır. Böylece ev sahibi evdeki durumu ona göre ayarlar. El şeklindeki tokmakların kapıya vuran kısmında iyiliği, bolluğu, sonsuz hayatı simgeleyen nar meyvesi bulunmaktadır. Kişinin içeridekilerle ilk teması bu bereket sembolünü tutan ele dokunarak başlar. Kapı halkalarının bir kurdele ile sıkı sıkı bağlanması evde kimsenin olmadığını, gevşek bağlanması evdeki kişinin yakın zamanda döneceğini, sadece bir halka bağlandığı takdirde evde insan olduğunu gösterir.[4]

 

 Bu fotoğrafta gördüğümüz el figürlü kapı tokmağı bekar evini temsil etmektedir.

 Böyle ince düşünceli bir kültürün evlatları olmak bize bu sanat eserlerine, duvardan, taştan yahut demirden ibaret olmayıp bir ruh barındıran mimariye sahip çıkmayı borç kılıyor. Kapı tokmakları ile ev halkını ziyarete gelen misafire içerdekilerin durumundan haber veren, yine aynı kapı tokmaklarının çıkardığı sese göre gelen misafirin kim olduğuna dair bilgi veren bu ince anlayış, bu sanatsal zeka hiçbir nesilden mahrum edilemeyecek kadar değerlidir. Bu mimari günümüzde bazı şehirlerde daha yoğun olmakla birlikte büyük bir ehemmiyetle korunmaktadır.

 

Günümüze kadar ulaşan kapı tokmaklarını birçok tarihi yapıda, konak ve sıradan evlerde görme imkanı bulunuyor. Özellikle İzmir ve çevresindeki köylerde hâlâ kullanılan halka kapı tokmakları, İstanbul'da bulunan Ayasofya, Rumeli Hisarı, Çinili Camii, Fatih Kütüphanesi'nde yer alan heybetli kapıların şaşalı tokmaklarını görmemiz mümkündür. Ayrıca Rum, Ermeni, Musevi konaklarında ve apartman kapılarında bu örneklerle daha çok karşılaşırız. Anadolu'da ise bu gelenek kuvvetli bir şekilde yaşatılıyor. Özellikle Konya'da Mevlana Mescidi, Hürrem Paşa Konağı'nda yer alan burma halkalı tokmaklar, Safranbolu evlerinin çiçek motifli tokmakları ve Diyarbakır köy evlerinde bulunan akrep kuyruğu şeklindeki tokmaklar günümüzün konuyla ilgili en güzel örnekleri arasında yer alıyor.[5]

 

 Bu fotoğraftaki kapı tokmağı Ayasofya’daki I.Mahmut Kütüphanesi’ne ait bir şaheserdir.

Üzerinde ise “Ya Fettah” yazmaktadır.

Ayasofya Müzesi Başkanlığı da yapmış olan Doç. Dr. Haluk Dursun, Ayasofya'daki kapı tokmakları hakkında bir tespitte bulunmuştu. Bu tespiti, sözü edilen kültürün mirasçısı olan bizler için bilinmeye değer bir nitelik taşıyor.

“ ‘Ya Fettah' Allah'ın isimlerinden biridir ama Ayasofya'ya özellikle bunun yapılmış olması, fetihten sonra bunun asılmış olması başka bir mana ve simgeyi vurgulamış oluyor. 'Fettah' kelimesinin içinde rahmet var, fetih var ama aynı zamanda açmak var. Açan demek, Allah'ın açan özelliği demek. Fatih kapı tokmaklarında Ayasofya'ya bunu koyarak hem o kapının açma fonksiyonunu vurgulatıp her açışta açma kudreti olan Allah'ın bir hürmeti ve aidiyetini hatırlatılıyor hem de Ayasofya'nın fethin sembolü olduğunu ve bunu unutmamak için her elinizi attığınızda, 'Ya Fettah' diyerek o kapıdan içeri girmenizi sağlamış oluyor.”

 

İşte günümüzde korumaya çalıştığımız derin anlam barındıran bu kapı tokmakları daha bizlerin çözememiş olduğu birçok fikriyat ve hissiyat barındırıyor. Yaşadığımız modern çağın içerisinden, geçmişten kalan o muhteşem mana barından eserleri özlem ile yâdediyor, gelecek neslin bu şaheserlerden haberdar olmasını ümit ediyorum.

 



[1] Özgür Yeni, Yusuf Çetin, Kastamonu Taşköprü İlçe Merkezinde Yer Alan Geleneksel Kapı Tokmakları, Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Dergisi, s.278.

[2] Serap Erçin Koçer,Kula Evleri, Kapı Tokmakları ve Halkaları,Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, s.1-2

[3] Hakimiyet Gazetesi,Türk Mimarisinde Kapı Tokmakları, Erişim: 4 Eylül 2019, http://www.hakimiyet.com/turk-mimarisinde-kapi-tokmaklari-12113yy.htm

[4] Aydan Birdevrim, Anadolu Kapı Tokmakları ve Bu Formlardan Yola Çıkarak Çağdaş Seramik Öneriler, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Geleneksel Türk El Sanatları Anasanat Dalı, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, İstanbul 1997

[5] Merve Korkmaz, Paylaşım Dergisi, Sayı 26, Sayfa 46.

Bu makale 108 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kadın ve Erkek Eşitliği Tartışmaları Üzerine22 Eylül 2019

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2223  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 12911635  defa okunmuş ve 2754 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign