Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Çiçekli Dünyamız [Cemâle Meftûniyet]

Ahmet ÇAPKU

11 Aralık 2019, 00:29

Ahmet ÇAPKU

İnsanın güzellik algısı, doğuştan getirdiği bir idrak biçimidir. Hissiyât olarak kendini gösteren, insanın iç dünyasında tebellür eden, dilde tam olarak ifade edilemeyen ve bizi kendine çeken bir algı biçimi. Bu durumu gerek tabiatta gerek tabiattan esinlenmiş insan ürünü unsurlarda görebiliriz. Tabiattaki güzellik unsurlarının başında sanırım çiçekler gelir. Muhtelif desenleri ve renkleriyle, her bölgeye farklı hususiyetleriyle hayatımızın her aşamasında önümüze çıkan ve kendilerinden vazgeçemediğimiz çiçekler.

Güzellik unsuru olan çiçekler, adeta bir maşuk ve aşık misali bizi kendine çeker. Bulundukları yere güzellik ve değer katan, kalpleri ısıtan ve yüzlerde tebessüme vesile olan, envai çeşit görünümleriyle rüzgarda salınan narin, zarif ve naif bitkiler. Kah pencerelerde kah merdivenlerde, kah bahçedeki bir ağacın dibinde kah bir yol kenarında kendine yer bulan ve kendi dünyalarında doğup ölen canlılar.

Çiçeklerin hemen her biri insanlık tarihinde belli bir sembolik anlam kazanmıştır. Kimi sevgi ve sevincin kimi hüzün ve kederin temsili olmuş. Arife çiçeğinden Srebrenitsa çiçeğine kadar nice hatıra ve hadiseye temsil olarak görülmüş, nice anı ve duyguya motif olmuş çiçekler. Bu cümleden olarak karanfil çiçeği özellikle olumsuz hadiseler için kabul görürken beyaz renkli çiçekler genelde olumlu hikayeleri sembolize eder olmuştur. Susam (süsen) çiçeği bir tür ferahlık, esenlik dileği olması hasebiyle mezarlıkların değişmez çiçeği olagelmiş. İnsanî hallerden olarak güven, dostluk, sevgi, saygı, nezaket, öfke ve özür, umut, saflık ve masumiyet, içtenlik, sadakat-bağlılık, inanç, kıskanma, hüzün, anlayış gibi nice kavram, muhtelif renk ve şekildeki çiçeklerde ifade edilmeye çalışılmış ve böylece adeta bir ‘çiçek dili’ inşa edilmiştir.  

Gün gelmiş çocuklarımıza isim olmuş çiçekler. Özellikle kız çocuklarının isimlendirilmesinde kendini göstermiştir. Kur’an’da, Hz. Meryem’in, adeta nadide bir çiçek gibi yetiştirildiği ifadesi bu açıdan dikkat çekicidir. (bkz. Âlu İmkan, 3/37). Her bir ismin, aynı zamanda o çocuk için anne-babasının hoş bir dileği/duası olduğunu hesaba katmamız gerekir. Buna göre özellikle kız çocuklarına isim olarak verilen çiçek adları, onların tıpkı Meryem misali çiçek gibi yetişmelerini ve iyi huylu olmalarını ümit eden bir dua, bir niyaz niteliğindedir. Açelya, buket, fulya, lale, kardelen, gül, nergis, yasemin, nilüfer gibi nice isim gündelik hayatımızda yerini alır.  

Sanat açısından çiçekler dantelaları, elbiseleri, halı ve kilimleri, cam vazoları, vitrayları, mimari yapıları, duvar rölyeflerini, resim kağıtlarını, porselenleri, çinileri süslemiş, ebru ve tezhip, şukûfe ve cilt sanatlarında güzellik unsuru olarak başrol oynamıştır. Bunların her birinin aynı zamanda birer meslek ve sanat dalı olduklarını düşünürsek nice kişinin çiçeklerle haşır neşir bir hayat sürmüş olduğunu da görmüş oluruz. Bu durum onun hem uğraşısı hem de ahlaken kendini olgunlaştırma ameliyesi haline gelmiştir. Başka bir ifade ile böylesi bir dünyada yaşayan nice insanın kaderi, sanki çiçeklerle yoğrulmuştur.

Dünya ölçeğinde türküler ve şarkılar, çiçeksiz yapamaz. Madem ki, nağmeli sesler gerçekte bir duygu ve düşüncenin tezahürüdür, şu halde nağmelere çiçeklerin eşlik etmesinden daha tabi ne olabilir ? Kur’an’da ısrarla insanlara kulak, gözler ve kalpler lütfedildiğinden bahsedilir. (bkz. Ahkaf, 46/26; Mülk, 67/23). Aslında nesnel açıdan her bir duyu organı için kendine mahsus alanda bir güzellik (hüsn) algısı vardır. Geometrik oran ve renk uyumu gözler için, hoş nağmeli sesler kulak için, hoş kokular burun için, hoş lezzetler ağız-dil için, hoş esinti ve nesneler cilt için bir tür güzellik idrakidir. Ancak bunlardan en dikkate değer olanı kulak ve gözlerin elde ettiği güzellik algısıdır ki, bunlar kalpte toplanır ve ilgili güzelliğe dair kişide daimilik sağlar. Bu açıdan hoş seslerin, göze güzel görünen çiçekli kelimeleri çağrışım yaptırmasını esas alan müzik sözleri (güfte) çiçeksiz yapamaz.
Çiçekler, insanoğluna, güzel ahlaka erişebilmesi için lütfedilmiş ilahi bir armağan olarak durur önümüzde. Bu açıdan geçmişte nice ilim adamı, düşünür, sanatkâr çiçeklerle belli ölçüde ilgilenmiş ve kendi ahlakî güzelliklerini çiçekler yardımıyla süslemek istemiştir. Çiçekçi Mehmet Efendi, Sümbül Efendi gibi nice isimler duymuşuzdur. Aynı şekilde her bir evin penceresinde, balkonunda, giriş kapısında, avlusunda güzel koku ve görüntü (hoş bû‘ ve göz zevki) olarak her daim çiçek olagelmiştir. 

Mezar taşları ve mezarlıklar çiçeksiz olur mu ? Orayı adeta bir gül bahçesi olarak görmek isteyen insanoğlu, nice sevdiğini gül bahçesine emanet etmek istemiş ve mezarlıkları çiçeklerle bezemişlerdir. Aynı şekilde nice mezar taşı da çiçekli unsurlarla donatılarak ahiret âleminde var olduğu ifade edilen güzel çiçekler, bitkiler taşlara nakşedilmiş ve böylece mezardaki kişinin o nimetlere kavuşması temenni edilmiştir. Cennetin en yüce nimetinin ise, (güzelliğin kaynağı olan) Allah’ın Cemâli’ni temâşâ olduğu ifade edilir.

Yazı unsurları da çiçeklerden nasibini almıştır. Özellikle nebati (bitkisel) yazı denilen şekil, doğrudan bitkilerden ve çiçeklerden neş’et etmiştir. Hüsn-i hat denilen güzel yazılarda, özel ve özenle hazırlanmış kitapların kenarlıklarında, cilt sanatında kendini gösteren çiçekler, nice kitabenin de en vazgeçilmez unsurları olagelmiştir.

Çiçekli, şiir dolu, her yanında sanatın binbir çeşitinin olduğu bir toplum yapısından artık şiirsiz, çiçeksiz, sanatsız bir topluma doğru sürükleniyoruz. Gerçekte çiçeklerle haşır neşir olmuş bir geçmişimiz var. Çiçeklere sembolik anlamlar yükleyerek remizlerle dolu bir ‘çiçek dili’ oluşturan ecdadımız, çiçekleri hayatın hemen her alanında yeşertmiş, Allah’ın bir lütfu olarak tezahür eden bu nadide varlıkları estetik kaygının vazgeçilmez mucizevi bir unsuru olarak telakki edegelmiştir. Bugün nice ülke, çiçek üzerinden sektör oluşturmuş ve böylece çiçekler artık estetik unsur olmanın ötesinde meslek ve geçim kaynağına bile dönüşmüş haldedir. Çiçeklerin tıp açısından önemi ise ayrı bir bahistir. Bence geçmişteki çiçeklere dair birikimi yeniden gün yüzüne çıkarmanın ve çiçeklerle dünyamızı donatmanın vaktidir.






Bu makale 311 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13675714  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign