Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

İstanbul'a Üsküdar'dan Bakmak

Ahmet ÇAPKU

08 Şubat 2020, 21:57

Ahmet ÇAPKU

‘Sana dün bir tepeden baktım aziz Istanbul’ mısrası Yahya Kemal’e aittir. İstanbul’u ‘aziz’ sıfatıyla niteleyen şairimizin bu şehir ile ilgili epey şiiri vardır. Nice şairin adına şiir yazdığı yedi tepeli şehir. Bağrında sahabeleri, evliyaları, alimleri, şairleri ve bu coğrafyayı vatan nice erleri barındıran İslambol. İlmin, sanatın, kültürün, tarihin ana yurdu belde-i tayyibe. Boğaz ve Haliç’i, Kızkulesi ve adaları, mehtabı ve musikisi, kuleleri ve güzelim camileriyle İstanbul.

İstanbul’un en nadide ilçelerinden birinin, eskiden Hrisopolis, Scutari, Skudarium, Askadar, Eski Dâr gibi isimlerle de ifade edilen Üsküdar olduğu aşikardır. Zira burası, İstanbul’un fethini gören şehirdir. “Son günün cengi olurken, ne şafakmış o şafak / Üsküdar, gözleri dolmuş, tepelerden bakarak.” Onun için burası, “Bir ulu rüyâyı görenler şehri”dir. İkindi güneşi ile birlikte Üsküdar görülmeye değer bir manzara arzeder. “Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar / Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar…” mısraları ile Necip Fazıl, bu gerçekliğe işaret eder.

Üsküdar’da Harem semtinin, eskiden hacıların, buradan Haremeyn’e uğurlandığı yer olduğu için mezkûr adı aldığı söylenir. Selimiye, Doğancılar, Ahmediye, Altunizade gibi nice semt isimleri de muhtemelen belli bir hikayeden beslenerek adlarını almıştır. Bu arada Ferah, Kirazlıtepe, Sultantepe, Çamlıca gibi yerlerin isimleri de muhitinin özellikleri ile ilgili olsa gerektir.
Üsküdar’ın manevi mimarlarından söz edilebilir. Bunların başında Aziz Mahmut Hüdai gelir. Hüdai türbesi, Üsküdar’ın Halk Caddesi’nin sağ yamacında yer alır. Hudai, alim ve arif biri olarak buraya gelip yerleşmiş ve artık adı Üsküdar ile birlikte hatırlanır olmuştur. Doğancılar muhitinde Nasuhi Mehmet Efendi, Üsküdar merkezde Şeyh Mustafa Devatî Efendi de bu açıdan önemlidir. Özbekler Tekkesi ile Doğancılar Mevlevihanesini de bu meyanda mühim mekanlar cümlesinden zikredebiliriz.
Üsküdar bir vakıf medeniyetinin timsali şehirlerdendir. Pek çok kadın efendinin yaptırdığı hayırlarla da anılan bir mekandır. Mihrimah Sultan Camii ve külliyesi, Valide-i Cedid Camii ve külliyesi, Valide-i Atik ve külliyesi, Serçe Hatun Camii, Fevziye Hatun Camii, Gülfem Hatun Camii, Hacı Hesna Hatun Camii, Kerime Hatun Camii, Serçe Hatun Camii, Fatma Hatun Camii gibi nice hayır eserini burada görmek mümkündür.

Üsküdar’ı güzelleştiren önemli hususlardan biri de mimari eserleridir. Mihrimah Sultan Cami, Valide-i Atik ve Kuşkonmaz (Şemsi Ahmet Paşa) camileri Mimar Sinan yapısıdır. Her birinin kendine özgü hikayelerinden söz edilir. Hakeza Çinili Camii’ni, Büyük Selimiye Camii’ni, Beylerbeyi Camii’ni, Ayazma Camii’ni tarihi camiler cümlesinden zikredebiliriz. Camiler yanında bedestenler, çeşmeler, kütüphaneler, çarşılar asırlar boyu bu muhitin insanlarının hafızalarında ibadet, buluşma, sohbet, gezinti, ticaret mahalleri olmuştur. Yeni yapılan camilerden Çamlıca Camii klasik usûl, Marmara İlahiyat ve Şakirin Camii ise yeni usûl mimaride yapılmıştır.
Tarihi eserlerden olarak Hüdaî tekkesi, Şeyh Devatî tekkesi, Nasuhi tekkesi, Doğancılar Mevlevihanesi, Özbekler tekkesi insanımızın gönül dünyasını ferahlatan birer terbiye mekanları olmuştur. Üsküdar meydanındaki III. Ahmet Çeşmesi, Mihrimah Sultan Camii ve vapur iskelesi ile birlikte bir bütünü teşkil eder. Kartpostallara, resimlere, şiirlere, bestelere ve hayallere konu olan silüettir burası. Kuşkonmaz Camii, Kız Kulesi ve Ayazma Camii ise sözü edilen muhitin mimari açıdan bileşenleridir.

Valide-i Cedid (Yeni) Camii) bütün müştemilatıyla başlı başına bir yazı/inceleme konusudur. İç avludan camiye girerken içinde ‘selâm’ ibaresi bulunan ayetlerle süslenmiştir her bir kapısının üzeri. Avlusu, taş mektebi, ihata duvarları, yüce bir dağı andıran büyük kubbesi, iki tarafta yer alan çifte şerefeli minareleri, iç avludaki muhteşem güzel şadırvanı, caminin baniyesi Gülnüş Emetullah Sultan’ın (devamlı rahmet alsın diye yapılmış) üstü açık türbesi, cami gövdesine sonradan yapıldığı intibaını veren sultan maksuresi, dış tarafta duvara raptedilmiş Yeni Valide Çeşmesi, hemen yanında sebil, devamında muvakkithane ve cami duvarlarındaki kuş evleri/sarayları ile birlikte mezkûr cami asırlardan beri süzülüp gelen bir milletin inanç, tarih, sanat, ahlak düşüncesinin taşa kazınmış mührü gibi görünür bana. Anılan caminin içi, hat yazıları, vitrayları, mihrap ve minberindeki mermer işçiliği ayrı bir güzelliktir. Caminin içinin ibadet edenlere uhrevi bir his vermesi bütün bunlara ilave edilmesi gereken husustur. Yeni Camii ile Mihrimah Sultan Camii’nde öğlen, ikinci ve yatsı namazlarında münavebeli olarak okunan ezanlar, dinleyenleri mest eder. Her iki cami bahçesindeki asırlık Osmanlı çınarlarının minarelerde uyumu, güvercinler ve kuşların buraları mekan tutması ne harikadır!

Üsküdar meydanı ve muhitinde o kadar tarihi cami vardır ki, insan bunların sayısının çokluğunu görünce düşünmeden edemez. Demek ki, bu kadar eser, ihtiyaca binaen yapılmış olsa gerektir. Bu meyanda yukarıda zikredilen camiler yanında Rumi Mehmet Paşa Camii, Selmanağa Camii, Şeyh Devati Camii, Kara Davut Camii, Ahmediye Camii, Toygar Hamza Camii ve bunlar arasındaki irili ufaklı diğer camiler ile yekpare bir ibadet mahalli görünümü verir. Bunlar arasında yer alan çeşmeler, dinlenme tenezzüh mahalleri, türbeler ayrı bir güzellik sunar. Fatih Sultan Mehmed’in yargılandığı söylenen mahkeme binası ise Müslüman Türk’ün adalet, siyaset ve ahlakının niteliğini göstermesi açısından dikkate değerdir.

Balık pazarı Üsküdar meydanının değişmez semtidir. Orada denizlerimizden çıkarılan envai çeşit balıklar tezgaha sürülür. Sardalya, barbunya, çupra, hamsi, çinekop, levrek gibi nice balık çeşitini burada görmek mümkündür. Kimi zamanlar boğazda küçük tekneleri seyre dalmak bile insanı başka alemlere taşır. Boğaz ve gemiler insanda tutku oluşturur. Üsküdar’a alışan kişi, oradan ayrılınca ilk önce denizi ve gemileri özler. Çünkü deniz, farkında olmadan kişide tutku yapar. Şayet Üsküdar’da oturuyorsanız bu durum sizin içinizde, bir yerlerde hep hazır ve nazırdır. Ancak ne vakit ki, oradan ayrıldınız onu özler ve arayışı içine girersiniz. Şu halde Üsküdar’da yaşayan için bu meydanın güzelim yapıları ve onların insanda oluşturduğu halete, deniz, gemiler ve vapurlar, martılar ve türlü çeşit kuşlar, mevsimler de ilave edilecek demektir.

Tarihe malolmuş hastaneleri vardır Üsküdar’ın. Zeynep Kamil Hastanesi, Numune Hastanesi, bir zamanlar Marmara Tıp Fakultesi Hastanesi, Öğretmen-Polis Hastanesi, Mihrimah Sultan Tıp polikliniğini bunlar arasında anılabilir. Bunun yanında özel hastaneler de açıldı son yıllarda. Karacaahmet Mezarlığı ise başlı başına bir deryayı andırır. Nice mühim ismi bağrında tutan bu mezarlık, servileri ve tarihi mezar taşları ile şehrin içinde dünyayı ukba ile bütünleştiren bir özellik taşır. Türbeleri, evliyaları, kabir taşları, sıra servileri, şiirleri, sadaka taşları ile koca bir dünyadır Karacaahmet Mezarlığı. Burası için Necip Fazıl’ın, “Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet ! / Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!” mısraları bu ‘sahici belde’yi anlatır. Çamlıca tepesi olmadan Üsküdar eksik kalır şüphesiz. Aynı şekilde Fethi Paşa Korusu’nu da harika bir tenezzüh mekanı olarak kaydetmek gerekir. Salacak ve Kuzguncuk muhiti de böyledir.
…
Bu kadar tarihi birikimin olduğu yer, orada yaşayan hemen herkeste belli bir bilinç, yaşam biçimi oluşturur ve kişiye şahsiyet kazandırır. Pek çok hatırlı kişinin bu muhitte yetişmiş olması tesadüfe hamledilemez.[1] Ziya Paşa, Ahmet Yüksel Özemre, Neyzen Niyazi Sayın, Hattat Necmeddin Okyay, Burhan Felek gibi nice isim Üsküdar’lıdır. Yahya Kemal’in, “Atik Valde’den İnen Sokakta” isimli şiiri, Üsküdar insanının mahviyetini ve samimiyetini betimler.

Üsküdar’ı, kitapçıları, sahafları, sanat merkezleri, musiki fasılları, ders halkaları ile birlikte düşünmek gerekir. Onun için adına şiirler yazılan, türkülen yakılan Üsküdar bu açıdan İstanbul’un nadide yerlerinden biridir.

Yakın geçmişte Üsküdar, Ramazan Çadırı olarak hafızalarımızda yer eden bir ilke imza atmıştı. İlk Ramazan çadırı Üsküdar meydanında kurulmuştu. Sonrasında bu çadır bir sohbet ve kültür etkinliği ortamına dönüştü. Diğer ilçelere, illere ve yurt dışına da yayıldı. Güz döneminde kitap fuarlarının açıldığı, pek çok insanın buluşma mekanı olan Üsküdar meydanı, artık Marmaray’a da ev sahipliği yapan bir yer oldu.


Kız Kulesi



Mihrimah Sultan Camii ve III. Ahmet Çeşmesi



Kuşkonmaz, Rumi Mehmet Paşa, Ayazma Camileri



Valide-i Cedid / Yeni Camii Şadırvanı


Valide-i Cedid/Yeni Camii



Süheyl Ünver’in kaleminden Üsküdar. 1944



[1] https://www.uskudar.bel.tr/userfiles/files/MNA_Uskudarli_Meshurlar.pdf  [Erişim: 08.02.2020]

Bu makale 251 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13674895  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign