Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

HABER 7 SON DAKİKA

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SİTEMİZİ BEĞENİN

EN ÇOK OKUNANLAR

Kuşların Öyküsü

Ahmet ÇAPKU

20 Mart 2020, 00:48

Ahmet ÇAPKU

      Gündelik hayatta etrafımız ne kadar şenliklidir! Karıncalar, böcekler, kelebekler ve özellikle kuşlar. Her birinin çeşitli biçimleri, kendine göre sesleri var. Bir kısmı (belki çoğu) gündüz faal iken bir kısmı gece ortaya çıkar. Bazıları ot, bazıları etle beslenir. Göçmen olanı ve olmayanından söz edilebilir. Her birinin farklı uçuş şekli ve yaşam alanından bahsedilebilir. Dolayısıyla her birinin kendine göre yuvası, yavruları, besin kaynakları, yaşama biçimi, etkileşim halinde olduğu unsurlardan söz edilebilir. Bir de biz insanların her bir kuş türüne yüklediği çeşit çeşit anlamlar...

         Kuşları köy şartlarında gözlemlemek daha çok imkan dahilindedir. Şehir ortamında aynı şartları yakalayabilmek biraz müşkildir. Baharda kuşların şarkılarını sabahleyin dinlemek, ruha şifa verir. Kuşların o yaşama sevincini ayne’l-yakîn görebilmek, cıvıltılarına kulak vermek az nimet midir? Her biri sabahtan akşama nasıl koştururlar! Sabah kursakları boş giden kuşlar akşam doymuş olarak dönerler, Hz. İsa’nın deyimiyle. Ben, tevekkülün a’lâsını özellikle kuşların hayatında gözlemlerim. Ânı yaşamak, Allah’ın onlara verdiği çeşitli nimetleri bütün neş’eleriyle yudum yudum tadarak hayata tanıklık etmek, özellikle kuşlarda daha ayan beyan müşahede edilebilir. Tedbir ile takdirin gergef gibi nasıl işlendiğini kuşlar bize daha belirgin şekilde îmâ eder.

         Her biri yuva yaparlar ağaç dallarına. Hem de ne yuva! O muhteşem yuvaların yerlerini nasıl seçer ve bulurlar ? Nasıl da muhkem inşa ederler! Ve nasıl da onu sahiplenip korurlar… Her birinin kendine özgü tavır ve davranış biçimi vardır kuşların. Hayvanların %92’i tek eşli yaşarmış. Hatta içlerinde ‘divâne kuşları’ eşlerine nasıl da düşkün olurmuş! Rivayet bu ya, sözü edilen kuşlardan biri ölünce diğeri taş yutarak kendini öldürürmüş! ‘Aşkından divane oldum’ sözü de buradan mülhem imiş. Tabi bu tür söylemler, insanların kuşlardan hareketle inşa ettikleri anlam dünyalarına özgü olsa gerektir.

        Serçeler, kırlangıçlar, güvercinler, kargalar-kuzgunlar, şahin ve atmacalar, turnalar, baykuşlar, leylekler ve balıkçıllar, sülünler ve tavuslar, albatroslar ve martılar, ördekler ve flamingolar… Ne çok kuş vardır yaşadığımız dünyada. Her biri gündelik hayatında iken aynı zamanda nice katkılar sağlarlar etraflarına. Kur’an’da, “Göklerde ve yerde ne varsa, hepsini siz insanların emrine musahhar kıldık, görünen görünmeyen nice nimeti üzerinize yağdırdık!” buyurulur. [Lokman, 20]. Bu açıdan kuşların sadece şekil, ses, neş’e gibi manevi güzellikleri değil bildiğimiz bilmediğimiz nice faydaları vardır biz insanlara.

        Anlam dünyamızda her birinin ayrı yeri vardır kuşların. Turnalar eğer ki, sonbaharda yüksekten geçerse kış hafif, alçaktan geçerse ağır geçer derdi büyüklerimiz. Ve tabi, telli turnalar ile yâre selam yollanırdı. “Allı durnam, bizim ele varırsan / Şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle / (…)”[1] türküsü kulaklarımızdadır. Baharda köylere, dağlara gelen guguk kuşları, köylüye göre, güya Mekke’den gelen bir tür mubarek kuşlardı!.. Onlar dağlardaki ağaç dallarında ‘guguk, ibük’ diyerek öterken kargalar susmayı tercih ederdi, onlara hürmeten. Onun için köylü nezdinde ayrı bir yeri ve değeri vardı. Güvercin de guguk kuşu gibi hürmet gören başka bir kuştu. Ne de olsa, Sevr Mağarası’nda Hz. Peygamber’e yardım etmiş kuşlardandı. Bilgeliğin timsali olarak görülen baykuş ise köylülerin bakış açısıyla hiç de hoş görülmezdi. Çünkü onlar, ölü çıkacak evlerin yakınlarında öten ve sözüm ona adeta uğursuzluk haberi taşıyan kuşlardı! Kargalar da haberci kuşlardan addedilirdi.

        Şahin, doğan, atmaca gibi etle beslenen kuşlar genellikle dağların yüksek ve kayalık yerlerinde yaşar, evcil hayvanları kapıp götürür ve bu açıdan tehlikeli görülen kuşlardı. Bu açıdan baharda gurk ve civcivler icabında uzaklara gidip de kurda kuşa yem olmasın diye güdülür, yakın takibe alınırdı. Martılar ve balıkçıllar ise daha çok ırmak ve deniz kenarlarında yaşarlar. Onun için mezkûr kuşların da insanlar nezdinde ayrı bir yeri vardır.

....

       Kuşların evcilleştirilmiş olanlarına kümes hayvanları diyoruz. Uçma kabiliyetini kaybetmiş ve insanlara ünsiyet kesbetmiş olan bu kuşlar, artık insanlar arasında ve toprağın nimetleri ile yaşam sürer hale gelmiştir. Tavuklar ve horozlar, evcil ördekler ve kazlar, güvercinler ve hindiler, muhabbet kuşları ve papağanları bu cümleden olarak zikredebiliriz. Bunların her birinin kendine özgü dünyası olduğu bir vakıadır. İnsanlar bunların etinden, yumurtasından, yavrularından fayda temin ederler. Bunların insanlara sağladığı manevi fayda ve güzellik ise başka bir nimettir.


        İnsanoğlu zaman gelmiş bazı kuşları posta/haber ulaştırmak için terbiye etmiş ve kullanmış. Bu konuda Hz. Süleyman’ın hüdhüd (ibibik) kuşu hikayesi meşhurdur. Anılan kuş, Saba/Sebe’ melikesinden ona haber getirmiş.[2] [Bkz. Neml, 22-24]. Bundan dolayı haberci kuştur. Aynı durum, Hz. Nuh ve gemidekiler için güvercin açısından da rivayet edilir. Herhalde bundan dolayı, ağzında zeytin dalı bulunan güvercin resmi barış sembolü olarak kabul görmüştür. “Mantıku’t-tayr/Kuş dili” ifadesi de bununla ilgilidir. Ki bu adla Feridüddin Attar’ın bir eseri vardır. “Lisânü’t-tayr/Kuş dili” ise Ali Şir Nevaî’nin ona bir nazîresidir. İbn Sînâ ve Gazzâlî’nin de buna benzer eserleri vardır. Doğrusu, kuş dili hâlâ daha araştırmalar yapılması gereken bir konudur. Çünkü onların da bir dili olduğu Kur’an’da açıkça ifade edilmiştir.[3] 

Kümes hayvanları ve ev içi kuşlar (muhabbet kuşu, güvercin vb.) artık devasa bir pazar/piyasa konusudur. Kimi insanlarda sözü edilen hayvanların bir tutku oluşturduğu bilinmektedir. Bu yönüyle evcil kuşlar, hem maddi fayda hem manevi terapi sağlar. Kuşların sanata (resim, film, müzik vd.) konu olması da ayrı bir bahistir. Asıl dikkat çeken husus ise, kuşların tabiatın döngüsünde fevkalade önemli yerlerinin olmasıdır. Sıcaklık değerlerinin artması (küresel ısınma -?) ile birlikte muhtemeldir ki, bazı kuş türleri ortadan kalkabilir. Çünkü oldukça hassas bünye ve ortama sahip bu canlıların nasıl bir meziyet taşıdıkları, kimbilir belki de ortadan kalktıklarında daha net anlaşılır. Bu açıdan dikkat etmek ve tedbir almakta fayda olduğu şüphesizdir.



           Anlam dünyamıza zenginlik katan kuşlar da vardır. Huma kuşu bunlardan biridir. “Huma kuşu yükseklerden seslenir / Yar koynunda bir çift suna beslenir / Sen ağlama kirpiklerin ıslanır / Ben ağlim ki belki gönül uslanır”[4] diye başlayan türküyü hangimiz dinlememiştir ki… Bir tür cennet kuşu, talih kuşu, devlet kuşu gibi isimlerde de anılan kuş, efsaneye göre başına konduğu kişiye mutluluk, bahtiyarlık getirir. ‘Humayun’ kelimesinin de huma kuşu ile ilintili olduğu ifade edilir. Türkçe’deki kumay, umay kuşu olarak da bilinir. Yeniden doğmak anlamında Tuğrul (Toğrul, Dumrul, Doğ/rul) kuşu olarak da ifade edilir. Mezkûr kuş, cennette yaşar, yükseklerde uçar ve yeryüzüne hiç konmaz, felekler ve burçlar arasında dolaşır olması sebebiyle erişilmesi imkansız yükseklikleri sembolize eder. Edebiyatta ise (fiziken) oldukça güzel olanlar için de sembolleşmiştir.[5]



          Zümrüd-i anka kuşu özellikle efsanelerde, masallarda, edebiyatta ele alınan bir başka kuştur. Uzun boyunlu, rengarenk, insan yüzlü bir varlıktır. Çok yüksekten uçar, her bir kuştan bir emare veya otuz tane kuştan bir iz taşır. Simurg, sirenk gibi isimleri de olan anka, muhtemelen simurg-i anka (zümrüd-i anka) isimlerinden bir terkip olsa gerektir. Bu kuş kaf dağında yaşar, bî-vücut yani ismi var cismi yok denilen ve sadece zihnî sûreti olan heyûla için de kullanılır. Yaraları iyileştirir, gözleri kamaştıracak kadar parlaktır, pek çok bilgi ve hünere sahip olup kendi kendine yeten bir kuştur. Elindekiyle yetinen, kanaat sahibi olan kişiye de anka-meşrep deyimi kullanılır. “Cife-i dünya değil ger-kes gibi matlûbumuz / Bir bölük ankâlarız, kaf-ı kanaat bekleriz” (Fuzûlî). Bu tür kuşlar ile kastedilen şey, manevi anlamda ölümsüzlüktür. Öleceği vakit ateşe dönüşen ve kendini yakan, ardından da küllerinden yeniden doğan varlıktır ki, arınmışlığı, saflığı, yeniden doğuşu temsil eder. Bu kuş eski birçok edebiyatta (Türk, İran, Avrupa vd.) kendini gösterir.[6]

        Ez-cümle etrafımız envai çeşit varlıklarla dolu. Başımızın üstünde ise ‘yıldızlı gök’ bulunuyor. Renkler, şekiller, sesler, tatlar, kokularla örülü bir dünya. Bunlar nesnel (fizikî) olanlar. Bir de atom altı dünyası var ki, oraya yelken açabilenler için bambaşka bir dünya olsa gerektir orası. Hayat akıp gidiyor şu ya da bu şekilde. Hayatın keşmekeşi içinde etrafımıza nazar-ı im’ân ile bakabilsek. Neler görünürdü gözümüze ve nasıl bir ‘gönül dünyası’ inşa edebilirdik. Keşke!... 



[1] https://www.youtube.com/watch?v=N6LVAaiaDkc [Erişim: 19.03.2020]

[2]https://www.fikriyat.com/galeri/islam/1-kelime-1-hikaye-hz-suleymanin-habercisi-hudhud [Erişim: 19.03.2020]

[3] Bülbül sesindeki farklı tonlar için bkz. https://www.youtube.com/watch?v=dUD87zaRnUs ; [https://www.youtube.com/watch?v=ySPp7h3lyq0 Erişim: 19.03.2020].

Bu makale 2121 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Kuşların Öyküsü20 Mart 2020

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2237  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 13689784  defa okunmuş ve 2756 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign