| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARAFOTO GALERİSON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLARSİTEMİZİ BEĞENİN |
Bu Çatlaklıklar Niye?
21 Kasım 2007, 02:34 Bilmeden bir iş yapılır mı? Başka toplumları bilmem, ama bizim toplumda yapılır… Hatta ünlü birisi bile olunur…
Bazı şehirlerin amele pazarları vardır… Gözünüzü kestirdiğiniz kişiye sorunuz… —Ne iş yaparsınız? Anında cevap… —Ne olursa… Evet, iş bu kadar basit… Diyelim ki ressam arıyorsunuz, karşınızda boyacıyı buluyorsunuz. Boyacı aradığımızda, kim bilir kiminle karşılaşırsınız? Aynı şekilde, bir heykel tıraş mı lazım… Alın size, şahane tarafından bir taş ustası… Ne fark eder? O da taşın kafasına vuruyor, bu da! Of’lu birisi için anlatılan, meşhur bir hikâye vardır… Heybesine bir Kur’an, bir körük, bir mızraklı ilmihal, birkaç da pense ve çekiç türü âlet edevât koyup yola çıkar… —Nereye böyle? Diye sorarlar… Cevap hazırdır… —Olursa kalayculuk, olmazsa hocaluk! Daha doğru dürüst ilkokulu bile bitirmeyen câhil cühelânın, memlekette bel fıtığı tedavisi yaptığını, kırık çıkık sardığını bilmeyen mi var? Hem de bunların bir kısmı, tıp fakültelerine çıkan yollar üzerinde mekân tutmuşlar… Din konusunda, elifi görse mertek sananlar, ahkâm kesiyor, dinde reformdan bahsediyor. Diğer taraftan hurâfeciler ortalıkta kol geziyor… İktisat derseniz, herkes uzman… Eğitim derseniz, onu hiç sormayınız… Tamamen yaz boz tahtası! Vekillerimize bakarsanız, allâme-i cihan!.. 1980 öncesi yıllardı… Kim iktidara gelir gibi olursa, çok hızlı bir şekilde her şeyi yapıyordu… Hele bir tanesi vardı ki, bu millet onun acısını, bir yüz yıl daha çıkaramaz… Merak mı etiniz? Söyleyeyim… Kırk beş günde öğretmen yetiştirmek!.. Sorarım sizlere… Allah aşkına söyleyiniz… Bu kadar zamanda ne yetişir? Epeyce kişiye sordum; doğru dürüst salatalık bile yetişmezmiş!.. Küpe girmeden sirke olunmaz, diye bir atasözümüz var. Evet, her iş için, bir bilgi ve tecrübe gerekli… Öyle ya, terazi var tartı var, her şeyin bir vakti var.. Vaktiyle, çanak çömlek işleri yapan bir kalfa, artık usta olduğu kanaatine vararak, müstakil bir iş yeri açma vaktinin geldiğini düşünür. Ertesi gün bu fikrini ustasına açar… Yalnız ustası, daha öğrenecek çok şeyinin olduğunu, biraz daha sabretmesinin gerektiğini söyler… Kalfa bir kere kafasına koymuştur. Tasını tarağını toplayıp ayrılır. Sonra, tam da hayal ettiği gibi bir imâlathâne açar… Ustasınınken bile güzel!.. Fakat evdeki hesap çarşıya uymaz. Müşteriler ertesi gün, aldıkları küp ve testileri geri getirmeye başlar… Çatlak diye… Her gün böyle… Düşünür, taşınır, bir türlü işin içinden çıkamaz… Artık canına tak eder! Ustasına sormanın bir yolunu arar… Ne de olsa, ustası… Başını öne eğerek, yanına gider… —Ustam! Ben ettim, sen kalma!.. —Hayırdır, ne oldu? —Yaptığım işler çatlak çıkıyor… Usta güngörmüş adamdır… Hemen anlar meseleyi… Der ki… —Bak evlâdım! Hani küpleri ve testileri fırına vermeden, ben şöyle bir evirip çevirip bakar; sonra da içine “püf” diye üflerim ya… İşte böyle… Ha, anladım, der kalfa… Böylece, işin “püf noktası”nı öğrenir. Püf noktası derken aklıma hep şu olay gelir… 1939 yılının başlarında, İsmet Paşa’nın atadığı başbakan Dr. Refik Saydam’ın ilk demeci çok ilginçtir… Her işimiz, A’den Z’ye bozuktur!.. O yıldan bu yana, tam altmış sekiz yıl geçmiş… Ne dersiniz, eğitim başta olmak üzere, demokrasi ve hâkimiyet anlayışından iş ahlâkına kadar, neden her şey, bir türlü, arzu edilen seviyede değil? Bu çatlaklığın sebebi ne? Neden “püf” diyecek bir ustamız yok? Var da, fırsat mı verilmiyor? Yoksa millet, çatlaklığa alıştı mı? Eğer öyleyse, daha çok işimiz var, demektir!.. Prof.Dr.Abdullah ÖZBEK Bu makale 1522 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
TERÖRÜ LANETLİYOURUZGOOGLE TRANSLATETÜM GAZETE MANŞETLERİORDU'DA HAVA DURUMUİSTATİSTİKSitemizde 13 kategori, 1350 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 2324226 defa okunmuş ve 1971 yorum yazılmıştır.
|
||||||||||
|
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign |
||||||||||||