| ||||||||||||
| ||||||||||||
| ||||||||||||
MENÜKUMRUAKTİF HABERHABER ARASON YORUMLANANLAREN ÇOK OKUNANLAR |
Demokrasi
09 Haziran 2009, 22:02 Demokrasi kavramı, yunan kültürüne kadar dayanır. Kavram, eski çağlardan günümüze kadar çeşitli mâna ve muhteva değişikliklerine uğrayarak gelmiştir. Kavram tarihi gelişim açısından ‘şehir idaresi’ni ifade ederken sonraları ‘devlet’ idaresini ifade etmektedir. Yunan dilinde ‘demos=halk, kratos=yönetim’ kelimesinden türetilmiş olup, şehir ya da site yönetimi anlamında kullanılmıştır. Demokrasi kavramının zıddı kabul edilen diktatörlük, tiranlık, krallık (Tek adam idaresi) yerine; halkın kendi işlerine yön vereceği idare şekli düşünülmüş Solon, Ceon, Heredot, Eflatun gibi Yunanlı filozoflar tarafından idare tarzı şekli olarak benimsenmiştir. İlk dönem demokrasilerde ‘doğrudan katılımcı’ bir anlayış hâkimdi. Ancak bunun zorlukları görüldüğü için sonraları ‘temsili katılıma’ yerini bırakmıştır. İlk dönem demokrasilerde, demokratik anlayış her şehirde farklı biçimde tezahür ettiği için ‘ortak karakterli bir kültür’ şekline dönüştürülememiştir. Modern demokrasinin başlangıcını, Rodos Adalarında 1641 yılında yazılan ilk siyasi anayasaya bağlayanlar mevcuttur. Bu tarihte hazırlanan anayasanın bir meclisten ve bu kanunları uygulayacak bir kabineden bahsetmesi, düşüncelere dayanak sağlamıştır. Demokrasinin fikir ve hareket tarzı olarak 1789 Fransız ihtilaline ve Amerikan bağımsızlık hareketine dayandığı söylenir. Mamafih bu tarihlerden sonra demokrasi kavramı siyasi gündeme girmiş ve bu günkü anlam kalıbına, idare tarzına ve hüviyetine bürünmüştür. Batı toplumlarında demokrasi, muhteva (öz) bakımından olmasa bile şekil bakımından farklılıklar gösterir. Abram Lincoln (1809–1865)ün ‘Halkın halk tarafından, halk için idaresi’ şeklinde tarif edilirken; Churchill (1874–1965) de ‘En iyi idare şekli değil, ama kötü tarafları en az olan bir idare şekli’ biçiminde tarif etmiştir. Marksistler ve diktatörler de demokrasi kavramını kendilerine uygun biçimde içini doldurarak halklarını idare etmişler, kavrama atfedilen saygıdan pay çıkarmak istemişlerdir. Son dönemlerde kullanılan çoğulcu demokrasi (pluralist) kavramını üç basamakta mütalaa etmek gerekir. 1.İktidar kavramı ile ilgili olarak kuvvetlerin çeşitli ellere dağıtılmış biçimini ifade eder. Bu tarz ülke genelinde bir siyasi konbinezon olabileceği gibi, devlet otoritesini sarsan ve zayıflatan menfi bir düzenleme şeklinde olabilir. 2.Çoğulcu demokrasi, bir düzenden ziyade bir siyasi görüşü belirtir. Bu görüşe göre her türlü görüşe müsamaha ile bakmayı gerektirir. 3.Çok sayıda etnik gurupları barındıran ülkelerin yapılarını belirtmek için çoğulcu (pluralist) kavramı kullanılmaktadır. Ancak buradaki pluralist kavramını demokratik bir nitelikte görmemek gerekir. (Rusya vb.) Demokrasi, batı kültürünün ve düşüncesinin ürünü olmasına rağmen batı ülkelerinde de kolay ve külfetsizce yerleşmemiştir. Fransa’da 1830, 1848, 1871, 1947, 1958 denemeleriyle bugünkü rayına oturabilmiştir. Bizde demokrasi kültürünü, 1808 senet-i ittifaka bağlayanlar olduğu gibi, 1839 Tanzimat fermanına, 1876 Meşruti idareye bağlayanlara kadar çok çeşitli görüşler mevcuttur. Ancak modern anlamda demokrasi hareketinin miladını 1921 Anayasasına bağlamak gerek. Ülkemizde demokrasi kültürünün seyri batı toplumlarında olduğu gibi kolay ve külfetsiz olmamıştır. 1921, 1924, 1961, 1982 Anayasalarımız, demokrasiye gecişte birer basamak olmuştur. Demokrasi, batıda halk ve aydın hareketi şeklinde şekillenmişken, ülkemizdeki yapılanması, tam tersine bir seyir izlemiş ve yukarıdan- aşağıya doğru şekillenmiştir. Bu ise, demokrasi kültürünün ülkemizde yerleşmesine menfi etki yapmıştır. Demokrasinin başka kültürlere sahip toplumlarda tam işleyememesinin ve değişik modellere dönüşememesinin nedenini, kalıp ve muhteva olarak ‘batı kültürünün eseri’ olarak görmek gerek. Demokrasiyi bir kültür olarak kabul etmeli ve bu kültürü yaşatmak için hem birey hem de kurumlar bazında gereğini yapmalıyız. Bu konuda dünyadaki gelişmeleri takip etmeli, noksanlıklarımızı yitik olarak kabul etmeli ve milletimize ‘ efendilik payesini’ layık görmeliyiz. Mehdi ERSOY Bu makale 893 defa okunmuştur.
|
YAZARLAR
FOTO GALERİİSTATİSTİKSitemizde 13 kategori altında, toplam 1007 haber bulunmaktadır.Bu haberler toplam 1024764 defa okunmuş ve 1547 yorum yazılmıştır. Sitede Toplam 22 Editör var. |
||||||||||
|
Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
Altyapı: MyDesign |
||||||||||||