Kuşlar gibi erkindik, neşelenirdik. Köşe başlarından birbirimizi gözlerdik. Kırılan dal uçlarından buluşur çiçekleri eklerdik. Yaşam sevincimizi tomurcuklara aşılardık. Sevda ersuyumuzu kıraç kalplere serperdik. Aşk mahkumlarının günahlarını çekerdik. Kem gözlerin bakış açılarını dağıtırdık.
Hangi zıkkımın şek ağına takıldın. Hangi paranoyanın gözbağına girdin. Hangi pespayenin çekici sözüne aldandın. Hangi iştahsızın rüyasına darı göründün. Hangi beslemesizin hain emeline düştün. Neden hakikatli ahdimizi unuttun. Neden gönül bağımızı kopardın.
Dilek ağaçlarının etrafında dönüp duruyorum. Camilerin minarelerinde bütün duaları ezberliyorum. Bir gün bir mazlumun duası kabul olur da, Belki kovuşuruz, sen hiç üzülme sevdiğim. Ruhum seninle, gölgen gibi peşin sıra dolanıyorum. Avcıların şükran borcunu ödeyip, tekbir nidalarıyla. Belki bir gün Cennete uğurlanırız ha ne dersin.
Felsefe İle Tasavvuf ArasındaSon Arzum Bu OlsunDünyaKim İçin Çalışmalıyız?AğlıyorumOkumakAdalet Herkese LazımKavuşuruz Bir Gün1.Amatör Küme Sezon Açılışı ve KumrusporFatsa'lı Market Sahipleri Ayağını Denk AlsınBir Mevsimden Çok ÖteÖğretmenimBak Su Papazin Anlattıklarına...09 Temmuz 201020 Haziran 201018 Haziran 201007 Haziran 201030 Mayıs 201013 Mayıs 201007 Mart 201019 Kasım 200921 Ekim 200930 Haziran 200903 Nisan 200925 Kasım 200811 Ekim 2008