Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

EN SON HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

TANITIM

"The Message"ınız Var

Aydın HIZ

26 Şubat 2010, 01:36

Aydın HIZ

            Bir hayalin ardı sıra sürüklenebilen insanları hep hayranlıkla takip etmişimdir. Yaşadığımız yalanı ancak hayalin “gerçeği” ile aşabileceğimize inanırım. Bir “düş”ün bizi sürükleyeceği öyle “aşkın” durumlar ortaya çıkar ki, kuşatılmış bilincimiz bu aşkın düşlerle pak olur, temize çıkar.
             Mustafa Akkad desem, bir çoğumuz hatırlamaz belki ama “Çağrı” filmi desem sanırım herkes bilir onu. Mustafa Akkad,  Çağrı (The Message) filminin yönetmenidir. Bir düşün O’nu nerelere sürüklediğini bilmek, bu filmi daha anlamlı kılar bizim için. Akkad’ın arayışı bence filminden daha önemlidir. Amerika’dadır ve yeni bir çocuğu dünyaya gelmiştir. Müslüman bir baba olmanın sorumluluğunu modernite ile kuşatılmış bu “gavur” memleketinde derinden hisseden bu adam, çocuğuna Peygamberimiz’i nasıl anlatabileceğini düşünür. Bu düşünüş, bir düşe dönüşür ve bu düş Çağrı filmini ortaya çıkarır. Hollywood’da öğrendiği sinemanın modern yöntemlerini Efendimiz’i anlatma çabasına dönüştürüp, milyonlarca müslümanın anlam dünyasında derin izler bırakmıştır.
              Mustafa Akkad için bu filmi çekmek hiç de kolay olmadı. Öncelikle ekonomik güç gerektiriyordu. Suud yönetimi başlangıçta finansal destek sağlıyorken filmin ortasında Akkad’ı yalnız bıraktılar. Ekibini, arkadaşlarını her şeyi toplayıp bütün seti Libya çölüne taşımak zorunda kaldı. O çöllerde karşılaştığı sıkıntıları anlattığı bir röportajını okumuştum ki duygulanmamak elde değil. Daha sonra çektiği Ömer Muhtar filmi Libya’da kendisine destek çıkan Kaddafi’ye bir jest olsun diye çekilmiştir. Akkad sadece ekonomik sıkıntı ile karşılaşmadı, filmde rol alan yabancılar nedeniyle mümin kardeşleri(!) tarafından kıyasıya eleştirildi, hakaret edildi.
     Çağrı filminin çekildiği ilk yıllarda bazı Müslüman aydınlar tarafından boykot edildiğini biliyor muydunuz? 
     Ya müziğine ne demeli? Hepimizi bulunduğu zaman ve mekandan alıp sırlara medyun alemlere götüren o müziği Müslüman olmayan birine  yaptırmıştı ve Akkad bunun için de çok eleştirildi.

      Suriyeli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mustafa Akkad, beyaz perdenin büyüsüne erken yaşlarda tutulmuştur. Hem de kendi evlerinde olmayan televizyonu komşusunun evinde seyrederken… sinemacı olmaya karar verir ancak Suriye’de bu imkansızdır. Babasının isteğiyle bir yıl Suriye’de eğitim gördüyse de bu yılın sonunda babasını ikna eder ve cebinde  tam ikiyüz dolarla sinemacı olmak için Amerika’ya gider. Bu bir  maceradır ve ölçülebilir bir dünyanın hesabıyla saçma bir şeydir.  Sinemanın tekniğini üstadların yanında toz yutarak öğrenirken, düşlerini kaybetmeden –tıpkı Sezai Karakoç’un Doğunun Yedinci Oğlu’ndaki gibi- ondokuz yaşında sinemanın İslamcasını kurgular zihninde. İki yüz dolarlık yolculuk, iki milyarlık Müslümanların kalbinde ve zihninde Efendimiz’i  anlatmanın derin izini bırakırken, Avrupalı onlarca gayrı müslimin peygamberimizle tanışmasını sağladı.

             Bir sinemacı olarak Mustafa Akkad’ın hayatı müthiş bir dram örneği olarak sona erdi. Akkad, el-Kaide tarafından Ürdün’de kaldığı otel bombalanarak öldürüldü.  Ve bu dram benim yüreğimi öyle bir acıtıyor ki, içimde yuvalanan acıdan bir çığlık büyütmenin telaşı içindeyim.

            Çağrı filmini gözümde büyüttüğümden falan değil. Bu film bir aşamadır ancak aşılmalıdır. Kendi çöplüğümüzde eşelenmeyi bırakıp, geleneğimizden bu güne taşıyacağımız “nefes”lerle aşılmalıdır. Benim tavrım, endişesi olan insanlara saygımdan dolayıdır. Akkad, Amerika’da modernizmin onca kuşatmasına karşı hayallerini öldürmeden yaşamasını bilmiş Müslüman bir sanatçıydı. Son 250 yıl sanatla bağını koparmış İslam dünyasına hayal kurmayı öğreten bir adamdı benim gözümde. Meselesi olan bu sanatçının iki düşü daha vardı gerçekleştirmek istediği; birincisi İstanbul’un Fethi’ni çekmek diğeri ise Selahattin Eyyubi’yi beyazperde canlandırmak. Petrol zengini Arap ülkelerinde hayatının son on beş yılını bu filmlere finansör aramak için gezdi dolaştı. Düşlerini öldürmeyen bu ihtiyarın aradığı vermek yerine bir bomba sundular O’na.

           Medeniyet dediğimiz şey, meselesi olan insanların bir de hayalleri varsa kurulabilecek bir şeydir. Batı modernizmine alternatif olacak yeni bir ruh ortaya çıkacaksa bu Doğu toplumlarından  ve Doğu’nun “nefes”ini taşıyacaktır. Ancak bu nefes modernizmle, modern formları kullanarak oluşturacaktır. Akkad’ın insanlığa gönderdiği mesajın kaynağı, bize on dört asır önce Efendimiz’in üflediği nefesti.  Mesajı alanlara selam olsun.
 

Bu makale 455 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Felsefe İle Tasavvuf Arasında09 Temmuz 2010

TANITIM

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

ANKET

İsmail YK Konserini ve Yayla Şenliğini Nasıl Değerlendiriyorsunuz?





Tüm Anketler

İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

Sitemizde 13 kategori altında, toplam 981 haber bulunmaktadır.

Bu haberler toplam 959012 defa okunmuş ve 1524 yorum yazılmıştır.

Sitede Toplam 22 Editör var.

Kumruluyuz.biz© 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Ordu - Kumru Tanıtım ve Haber Portalı   Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com © 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz ve www.Kumruluyuz.com un Hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

smartdots. smart dots for a smart net. Neoobe - Arama ve Bulma Şeysi -=| Karadeniz Toplist |=-

Altyapı: MyDesign